foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tesadüf Değil

Erkeklerin ‘’erkekliği ve erkeklerin ürettiği şiddeti’’ sorgulayarak, yaşanmışlıklarla konuşmaya başlamasının neden çok önemli olduğunu ve kendi açımdan bunun beni korkuttuğunu vurgulamak isterim.Devamı için

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

 

MOLİERE (JEAN-BAPTİSTE POQUELİN)

MOLİEREFransız oyun yazarı.(Paris  1622-ay.y.1673) Dedesi ve babası döşemeciydi. Clermont Koleji’nde Cizvitlerin yanında klasik öğrenim gördü. Moliere hem klasik hem de soylu sınıfın ahlak anlayışını altüst ederek komediyi saygın bir tür durumuna getirerek oyunculuğu eleştirmenliğiyle kendini kabul ettirerek tiyatroya büyük bir atılım kazandırdı.

Hukuk öğrenimini bırakıp 1643 te Bejart ailesiyle birlikte l'İllustre Theatre'ı kurdu, ancak başarı sağlayamadı. Bundan sonra on iki yıl taşrada dolaştı. İtalyan tarzından etkilenerek Şaşkın ve Küskün Âşıkları (1656) yazdı ve oynadı. O dönemin oyun yazarlarından bazılarının piyeslerini kralın önünde oynadıktan sonra Petit- Bourbon Tiyatrosu’na  1660 ta da ölümüne kadar kendisinde kalacak olan Palais Royal Tiyatrosu’na yerleşti. İtalyan etkisinden kurtulunca kendisini üne kavuşturan ve özgürlüğünü kanıtlayan Gülünç  Kibarlar! (1659) yazdı. Farsı bir yana bırakıp (Hekim Uçtu(1660) ciddi türe yöneldiyse de istediğini elde edemeyince yeniden komediye döndü ve büyük bir başarı sağladı. (Kocalar*mektebi 1661),Münasebetsizler(1661) ardından Kadınlar Mektebi’ni (1662) ve bu oyunun yol açtığı tartışmalar üzerine de kadınlar*Mektebi'nin tenkidi ‘ni (1663) Zorla Evlenmeyi kaleme aldı.1664–1666 arasında ahlaki ve dini konulara el atan ve Fransız edebiyatının başyapıtlarından sayılan üç piyes yazdı. Tartuffe (1664),Don Juan (1665) ve Adımcıl  1666 ancak Le Mariage force  ve la Princesse d'Elide (1664) ile Sevda Hekimi (1665) ve zoraki Hekim(1666) sarayda ve kentte daha çok tutuldu. Bunun üzerine Moliere saraylıları eğlendirmek üzere ruhsal ve toplumsal çözümlemelerinin derinliğiyle dikkati çeken baleli komediler kaleme aldı.

Melicerte 1666, Sicilya Yahut Resimli Muhabbet 1667 , Amphitryon 1668,Mösyo de Pourceaugnac 1669,Kibarlık Budalası 1670, Scopin'in Dolapları 1671, Psyche 1671 ,Bilgiç Kadınlar 1672,Cimri 1668, George Dandin'deyse 1668 bu  çözümlemelerine daha belirsiz  ve yer yer acımasızlığa varan bir hava kattı. Tartuffe ‘ün yol açtığı tartışmalar (Oyunun halk önünde oynanmasına ancak 1669 da izin verildi ve bu XVll yy. da "bağımlı" tiyatro açısından bir zafer oldu ve Adımcıl' ın ilgi görmeyişi  Molier2i hicivli komediden vazgeçmek zorunda kaldı. Kralın Lully'yi kendisine tercih etmesine çok üzülen ve hastalığı yüzünden iyice güçten düşen Moliere ,Hastalık Hastasını dördüncü temsilinden birkaç saat sonra öldü.

MOLLA FENARÎ

İlk Türk Şeyhülislamı olan Molla Fenarinin asıl adı Semseddin Mehmet’tir. 1350 yılında Maveraünnehir ‘de doğmuş, 1430 yılında Bursa'da ölmüştür. Devrinin en ünlü bilginlerinden idi. Dini bilgiler yanında matematik ve astronomide de derin bilgi sahibi olan bir müderris (profesör) tir. Yıldırım, Çelebi Mehmet ve II. Murad devirlerinde, bu hükümdarlardan ve halktan büyük saygı görerek yaşadı.

Molla Fenari'nin Enmûzecü'l-Ulûm (Bilimler Örneği) adlı eseri, yüz kadar bilim dalında ansiklopedik bilgiler verir. "Ayrıca Husûlü'l-Bedâi Usûlü-Şerait (Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme) ve Feraiz-i Saraciye Şerhi adli eserleri vardır.

Sultan II. Murad 1424 yılında ona "Müfti'l Enamlik" görevini verdi ve böylece Şeyhülislamlık makamı kurulmuş oldu. O devirde Şeyhülislam sadrazamdan sonra gelen en yüksek devlet memuru idi ve adalet, eğitim, diyanet islerini yürütürdü.

Molla Fenarî, mahkemede Yıldırım Bayezid'in şahitliğini kabul etmeyerek, adalet önünde hükümdarla herhangi bir vatandasın eşit haklara sahip olduğu ilkesini getirmiştir. 



MOLLA GÜRANİ  AHMED BİN İSMAİL 

Osmanlı Şeyhülislamı (Şehrizor 1416-İstanbul 1488) Küçük yaşta Kur'an hıfzetti. Arapça  öğrendi.16 yaşında Şam'da çalıştı. Kudüs üzerinden Kahire'ye gitti. Hadis ve Fıkıh dersleri aldı. Memluk sultanları katında yapılan toplantılarda kendini gösterdi.Berkuki'ye Medresesine Müderris oldu.

Ebu Hanife soyundan Hamideddin Numani ile tartışması sonucunda hapsedildi. Görevinden alınarak Şam'a sürüldü. Memluk Ülkesinde yaşayamayacağını anlayınca İstanbul'a geldi. Molla Yegan aracılığı ile ll. Murat 'ın katına çıkarıldı. Bursa’da Müderrisliğe gönderildi. Daha sonra Manisa'ya Şehzade Mehmet'in Hocalığına gönderildi. Sıkı Disiplini ile Şehzade ye Kur'an-ı ezberlettiği dayağa başvurmaktan çekinmediği söylenir. İstanbul’un fethinde hazır bulunduğu için parlak bir biçimde kaleme aldığı Fetihname ‘si ünlüdür. Fatih  tahta çıktıktan sonra Kazasker oldu. Bir ara Bursa Kadılığına gönderildi. Fatih ile anlaşmazlığa düşünce görevinden alındı. Hacca gitti. Dönüşünde Şam'da kaldı. Fatih’in çağrısı üzerine İstanbul'a döndü.1457 de daha yüksek bir aylıkla Bursa kadılığına ikinci kez atandı.1480 de Şeyhul İslam oldu ve ölümüne kadar bu görevi sürdürdü.Güranî ilk önemli eseri olan "Tefsir" ini padişaha (Fatih'e) sunduktan sonra Şeyhülislamlığa getirildi. Bu din bilgini, ilmî çalışmalarının yanısıra çeşitli sanat dallarıyla, özellikle şiirle de ilgilendi Gayetü'l-Mesanî fî Tefsir-i Kelamü'r-Rabbanî (Allah Kelamının Açıklanması yolunda Tekrarın Gayesi), El-Kevserü'l-Câri ilâ Riyaz-i Sahihü'l-Buhari (Sahihü'l-Buhari'nin Bahçelerine Akan Kevser), Kesfü'l-Esrar an Kira'at-i Eimmetü'l-Ahyâr (Hayırlı imamların Okuyuşu Konusundaki Sırların Açıklanışı) adli eserleri dışında, İstanbul’un, fethini anlatan bir de Fetihname ‘si vardır.

MOLLA HÜSREV

( ? —1480) Din Bilgini, Sivas’ta medrese eğitimi gördükten sonra Edirne'ye geldi. Müderrislik yaptı. Edirne kadısı, sonra da Rumeli Kazaskeri oldu.ll.Murad döneminde Varna Savaşı'na katıldı. İstanbul’un alınmasından sonra kadı olan Hızır Bey ölünce onun yerine getirildi. Görevi sırasında Ayasofya Medresesi’nde  Müderrislik te yaptı. Daha sonra Şeyhul İslam oldu. Birçok öğrenci yetiştiren Hüsrev Molla ,Şiirle de uğraştı. Fıkıha, usule ve tefsire ilişkin eserlerde verdi.

MOZART WOLFGANG AMADEUS

MOZARTAvusturya'lı besteci. Salzburg 1756 Viyana 1791 Leopold Mozart'ın oğludur. İlk derslerini dört yaşında ilk bestelerini altı yaşında gerçekleştirdi.1762 de gittiği Viyana'dan sonra 1763 -1766 arasında Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda'ya yaptığı turneden harika çocuk olarak herkesi kendine hayran bıraktı. Dokuz ay Salzburg'ta kaldı.1768 de tekrar gittiği Viyana'da yılsonuna kadar kaldı. Aralık 1769- Mart 1771 arasında babasıyla birlikte ilk İtalya gezisini gerçekleştirdi. İtalya’da çok sesli müzik üzerine bilgi ve tecrübesini geliştirdi.1773 te Viyana'da Joseph Haydın'ın yeni bestelediği iki yaylılar dörtlüsünü inceledi. Beşli keman konçertosu, aralarında K.250 Haffner serenadı ve serenatlar , divertimentolar, dinsel yapıtlar ve ilk büyük piyano konçertosunu (K.271 Genç Adam adı verilen 9 nolu konçerto) besteledi.1778 Paris'te annesi öldü. Paris’te çok şey beklerken umduğunu bulamadı. Buna karşılık kişiliğinde önemli gelişmeler oldu.1779 da Salzburg'ta yeniden  Colloredo'nun hizmetine girdi.1780 sonunda seçici Prens Karl Theodor'un ısmarladığı İdomeneo operasını  bestelemek üzere Münih'e gitti. Oradan Viyana'ya Collorodo'nun yanına döndü. Son on yılını Viyana'da bağımsız müzikçi olarak geçirdi. Başlangıçta talihi yaver gitti Viyanalılar'ı kısa zamanda kendine bağladı.1782 yılında Costanze Weber  ile evlendi. Aynı yıl Almanca operası Saraydan Kız Kaçırma ilk kez sahnelendi.1782–1785 arasında altı yaylılar dörtlüsünü besteledi.1784–1786 arasında 12 büyük piyano konçertosu sıralandı. Joseph Haydn ile ilerleyen dostluğunun ardından Masonluğu benimsedi. Figaronun Düğünü ile daha büyük başarılara ulaştı. Ardından gelen para sıkıntısın Viyana halkının anlayışsızlığını ortaya koydu.1788 yılını tümünü Avusturya Başkentinde geçirdi.

Yeni besteleri ve yakaladığı başarıların ardından gelen beste ve eserler ona istediği yaşamı sağlayamadı,5 Aralık 1791 yılında öldü.

Müziğiyle devrimci değildir. Öncelerinin veya çağdaşlarının ortaya koydukları ile yetinmiştir. Fakat tekniği yetkinliği ,eşinin zenginliği .özgünlüğü hemen hemen sürekli kendini yenilemesi ve her zaman uyanık olan duyarlılığıyla alışılmış çevrelere kendi içi yaşamını sevecenliğini aktararak bütün şemaları aşmıştır. Bazen çağdaşlarını aşırı bir özgürlükle taklit etmiş buna karşılık eserlerinde yoğun bir çalışmanın ürünü özelliği rahatlıkla görülmüştür.

Başlıca yapıtları:

(K harfi,L von Köchel'in düzenlediği kronolojik ve tematik kataloğu simgeler):aralarında K 183 25 no lu sol minör(1773),K.100 28 no lu Do majör (1774 ) K 385 35 no lu re Majör Haffner(1782) K.425 36 no lu do majör Linz(1783) K.504 38 no lu remajör Prag,(1786),K 543 39 nolu mi Bemol majör(1788) K 550  40 nolu mi bemol majör 1788 K 551 41 no;lu jüpiter (1788) senfonilerininde bulundukları ve bazıları numaralanmamış elli kadar senfoni.......

MUHAMMET ALİ CLAY

MUHAMMET ALİ CLAYKentucky/Lousville 1942 ABD li Müslüman zenci boksör. Müslüman olmadan önceki adı Cassius Clay 12 yaşında boks çalışmalarına başladı.1959 yılında Chicago da 17 yaşındayken ABD de amatör boksun en önemli unvanı Altın Eldiven'i kazandı. Ertesi yıl aynı başarısını tekrarladı.1960 Roma olimpiyatlarında şampiyon oldu. Roma'daki final karşılaşması 108.maçı oldu aynı yıl profesyonelliğe geçti. Şubat 1964 te Sony Liston'dan Dünya şampiyonluğu unvanını aldı. Bu maçların çoğunu nakavtla kazandı. Ardından unvan maçlarına çıktı bunların yedisini nakavtla kazandı.

Vietnam savaşına karşı çıkıp askere gitmemesi yüzünden boks lisansı iptal edildi.1965 yılında Müslüman oldu. Muhammet Ali adını aldı. Kara Müslümanlar örgütüne girdi. ABD yi dolaşarak zenci haklarını savundu.1970 de boks lisansının geri verilmesi üzerine yeniden boksa döndü. Mart 1971 yılında Joe Frazier ile yaptığı 15 rauntluk unvan maçını kaybetti. Bu aynı zamanda boks yaşamının ilk mağlubiyeti oldu. Dünya Televizyonlarından yayınlanan maç her iki boksöre o zaman kadarki en büyük kazancı sağladı 2.500.000 $ Ardından Ken Norton ile yaptığı maçı da kaybetti fakat yılmadı tekrar şampiyonluk mücadelesine devam ederek  Joe Frazier ile yaptığı ll. Unvan maçını kazandı. Ardından Dünya şampiyonluğu için Zaire de Gerorge Foreman ile yaptığı unvan maçını nakavtla kazanarak ikinci kez dünya şampiyonu oldu. Bu maç yine hasılat rekorları kırdı ve her iki boksör de beşer milyon dolar kazandı.1977 yılına kadar unvanını 10 kez korudu 1975 de Manila da Joe Frazier ile yaptığı üçüncü ve en zor maçını on dördüncü rauntta nakavtla kazanarak altı milyon dolar hasılat elde etti.

1978 yılında Leon Spinks ile yaptığı unvan maçını kaybetti aynı yılın eylül ayında leon Spinks le yaptığı unvan maçını tekrar kazanarak üçüncü defa şampiyon olarak Üç kez üst üste unvanını geri alan tek şampiyon oldu.1979 da boksu bıraktığını açıklamasına rağmen 1980 de Larry Holmes ile yaptığı 25. unvan maçını kaybetti. Bu maçtan 8.000.000 & kazandı.1981 de yeniden ring çıkıp rakibi karşısında bir varlık gösteremedi ve beşinci kez kaybetti. Boks sporuna ayak oyunlarını ve hareket getiren dünyanın en iyi ağır sıklet boksörlerinden biri olarak kabul edilir. Gerek verdiği demeçler gerekse gittiği ülkelerde (Türkiye dâhil) çok büyük ilgi gördü.25 dünya şampiyonluğu maçı yaptı beş dünya şampiyonu ile unvan maçı yapıp üçünün unvanını elinden aldı.(Liston,Foreman,Spinks)

CİNNAH MUHAMMET ALİ

MUHAMMET ALİ CİNNAHPakistanlı devlet adamı

Karaçi 1876--1948) Sind medresesinin beşinci sınıfındayken Babasının isteği üzerine İngiltere'ye İşletmecilik eğitimi için gönderildiyse de o Hukuk eğitimini yeğledi ve Lincoln İnn'i bitirdi.1894.Avukat olarak iki yıl daha İngiltere de kaldı ve siyasete bu dönemde başladı.

Liberal Hintli Dadabhay Naoroji'nin Avam kamarasına girebilmesi için onun seçim kampanyasına büyük destek verdi. Karaçi'ye dönüp Bombay'da avukatlığa başladı.1900 de yargıçlığa atandı.1906 Ulusal kongre Partisinde üyeliğin ardından Başkan Naoroji'nin sekreteri oldu.1909 da Müslümanların temsilcisi olarak yasama meclisine girdi Hindu Müslüman birliğinin sağlanması için çaba sarf etti. Hem kongre partisi hemde Müslüman birliğine üye olan tek Müslüman durumuna geldi.

1920 de Gandi'nin yabancı malları boykotuna karşı çıktı. Bu Hindu Müslüman ayrılığını derinleştirdi. Cinnah 1930 da ayrı bir kimlik mücadelesini başlattı.1935 te yayınlanan Hind Anayasası Hindu Müslüman ayrılıklarını iyice yerleştirdi. Mart 1940 ta İslam birliği Cinnah ‘ın etkisiyle ayrı bir devlet (Pakistan) çözümünü benimsedi.1944 te bu konuda bir çağrı yaptı. Sind Kuzeybatı bölgesi ,Pencap ve Bengal'in Pakistan Devleti'ne bağlanmasını istediyse de Kongre Partisi buna yanaşmadı. İngiltere Haziran 1947 de Mountbatten planı ile Hindistan'ın bölünmesini kabul etti.15 Ağustos 1947 de Hindistan ve Pakistan devletleri kuruldu. Cinnah İlk devletin genel valisi ve meclis başkanı oldu. Pakistan Devleti'nin kurucusu olarak değerlendirilir.

..

Sorunların geride kalmasına izin vermeyeceğiz

Kahveci: 1 Mayıs’ta gerçek sorunların geride kalmasına izin vermeyeceğiz

Kamu çalışanlarının sorunları ve 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız Önder Kahveci, “1 Mayıs’ta Anıtkabir’de olacağız. 1919 ruhunu yeniden canlandıracağız” dedi. Kahveci, “Emeğin alın terinin sorunların tartışılması gereken bir gün 1 Mayıs ama maalesef bu olmuyor. Her yıl farklı yerlerde yaşanan bazı görüntülere şahit oluyoruz. Basında bu görüntüler öne çıkıyor ve ne yazık ki gerçek sorunlar geride kalıyor. Devamı

Yeni O.O. Geçiş Sistemi Velilerden Geçemedi!

egitim senYeni Ortaöğretime Geçiş Sistemi Velilerden Geçemedi!

Tarih: 03 Mayıs  

TEOG sınavının kaldırılmasının ardından hemen uygulamaya konulacağı duyurulan yeni ortaöğretime geçiş sınavı hakkında velilerin görüşlerine başvurduk. Web sayfamızdan duyurduğumuz ankete katılan 1372 velinin düşüncesine göre, yeni ortaöğretime geçiş sistemi sınıfta kaldı. Devamı

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/