foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

.

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

luther  MARTİN LUTHER

Alman din bilimci ve din reformcusu.(Thüringen/Eisleben 1483-ay.y 1546) Bir maden işçisinin oğludur. İlk yaşlarda annesinin etkisiyle dinle ilgilenmeye başladı. Erfurt Üniversitesinde teknoloji hukuk ve felsefe öğrenimi gördü. Bir süre liselerde felsefe öğretmenliği yaptı.1505 de Erfurt'ta Augustinuculuk'u yaymaya çalışan bir topluluğa katıldı.1507 de papaz oldu.1511 de gönderdiği Wittenberg Üniversitesinde tanrıbilim doktoru sanını kazanarak felsefe ve tanrıbilim dersleri okuttu.1515 te Augustinuçların piskopos yardımcılığı görevini üstlendi. Hıristiyanlığın temel sorunlarıyla ilgilendi. Dua çile gibi kurumların kaynağını araştırdı, bunları tanrıbilim yöntemiyle açıklamaya çalıştı. Bütün Hıristiyanların birbirine eşit olduğu tezinden hareket ederek Papalık evrensel ve  mutluluk  yetkisine karşı çıktı. İncil'in saptırıldığını ve Katolik kilisesinin siyasal egemenlik aracına dönüştürüldüğünü ileri sürdü. Görüşlerini belirli bir sisteme oturttuktan sonra Almanya'nın çeşitli bölgelerinde konferanslarla açıklamalarda ve konuşmalarda bulundu.


13 Ekim 1517 de Papa X.Leo kendi mührünü taşıyan af kâğıtları satması ve vaazlar vermesi için Tetzel adlı keşişi Wittenberg'e gönderince Luther bu duruma bütün gücüyle karşı çıkarak Witenberg Kilisesi'nin kapısına kendi düşüncelerini içeren ve reformların başlangıcı sayılan ünlü 95 tezini astı.1518 de Papa'ya başvurarak dinle ilgili düşüncelerini özellikle dinde bir yenileşmenin kaçınılmaz olduğunu bildirdi. Papa yazdığı  karşılık yazısında düşüncelerinden vazgeçmesini istedi. O da Papa'nın yazısını 1520 de Wittenberg alanında  yaktı. Papayla açıkça sürtüşmeye girmesi aforoz edilmesine yol açtı. Bu olaylar üzerine dehada sıklaştırdığı konuşmalarda düşüncelerini halkın konuştuğu Almanca ile yapmaya özen gösterdi.1521 de yargılandığı imparatorluk diyeti önünde düşüncelerini değiştirmeyeceğini, doğru yolda olduğunu ve Hıristiyanlığın özüne uygun davrandığını ortaya attı. Cezalandırılacağını anlayınca kaçarak Wartburg Şatosu'na saklandı ve burada İncil'i Alman halk diline çevirdi.1534 te biten bu çeviri toplumda ilgiyle karşılandı. Yaptığı bu çalışmalar geniş ilgi yanında Lutherci'lerin oluşmasını da sağladı.

Başladığı bu reform hareketleri ve Protestanlık mezhebi ölümünden sonra da yayıldı. Tüm yazıları ölümünden sonra 67 cilt olarak Luther'in eserleri adıyla yayınlandı.

MAHMUD   ll

1748–1839 yıllarında hüküm süren Osmanlı Padişahı İkinci Mahmut İstanbul’da doğdu. Diğer padişahlar gibi kuvvetli bir tahsil gördü. Tahta çıktığında 23 yaşında idi. Üçüncü Selim’in, öğrenimine bizzat önem vererek yetiştirdiği kıymetli bir şahsiyetti. Hattat, bestekâr ve şairdi. (Adlî) mahlasıyla şiirler yazmıştır. Cesur, temkinli, sabırlı ve azimli bir tabiata sahipti.

Abdülhamit’in oğludur. Saray geleneklerine göre yetişti. Şehzadeliği zamanında amcası Selim lll ün yaptığı yeniliklere yardımcı oldu. Kabakçı Mustafa ayaklanması sonunda Öldürülen Selim lll ün yerine padişah olan Mustafa lV ün yerine Alemdar Mustafa Paşa tarafından tahta çıkarıldı.(1808).
Mahmut ll Alemdar Mustafa Paşa yı sadrazamlığa getirdi. Devlet otoritesi yeniden sağlandı. Yeniçeri ordusu yerine Sekban-ı Cedit adıyla yeni bir ordu kuruldu. Çok geçmeden asiler ayaklanınca, bu ocağı kendiliğinden dağıttı. Yeniçeri Ocağı'nda birtakım düzenlemeler yapıldı, Ancak bu değişiklikten hoşlanmayan yeniçeriler tekrar ayaklandılar. Alemdar, konağında bir süre direndikten sonra  yardım gelmediğini görünce barut fıçılarını ateşleyerek isyancıların büyük bir kısmı ile kendisi de öldü. İsyancılar Mustafa lV ü tekrar tahta çıkarmak istemeleri üzerine Mahmut ll, Mahmut lV ü boğdurtup isyanı bastırdı. İçerde düzeni sağladıktan sonra dış tehlikelere karşı tedbirler almaya başladı. Balkanlar'da Sırp ayaklanması, Rus cephesinde savaş, Yahya’da Ali Paşa, Yunanistan'da Rum, Mısır'da Kavalalı Mehmet Ali Paşa ayaklanmaları devlet için ciddi tehlike durumunda idi. Bu olayların üstesinden gelmek için ordu da önemli değişiklikler yapıldı.1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırılarak onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adında yeni bir ordu kurdu. Bu olaya "Vakay-i Hayriye" denir. Avrupa'ya askerlik öğrenimi için öğrenciler gönderildi. Ülkenin askeri gücünü ve servetini belirlemek için yalnız erkekleri içeren bir nüfus sayımı yapıldı. Avrupa ile ilişkilerin geliştirilmesi için önemli merkezlerde elçilikler kuruldu. İlk resmi gazete çıkarıldı. Saray gelenekleri bırakılarak batılılar gibi davranılmaya başlandı. Padişah'ın kendisi sedre pantolon giyip, sakalını kısa kestirdi. İlköğretimin zorunlu ve parasız olması için ferman çıkardı. Rüştiye ,Harbiye, tıbbiye gibi okullar açıldı. Yabancı kaynaklardan Türkçeye eserler çevrildi.
Osmanlı Padişahlarının en önemlilerinden biri olan Mahmut ll, Padişahlığı sırasında imparatorluğun çöküş içerisinde olduğunu görerek bunu engellemek için çeşitli yenilikler yaptı ancak sonucu değiştiremedi.


1813 senesinde, Mekke ve Medine'de mukaddes yerlere hakaretlerde bulunan Vehhabiler temizlendiler. Osmanlı İmparatorluğu yıkılıncaya kadar bir daha huzursuzluk çıkaramayacak hale getirildiler.

1821'de Yunan İhtilali oldu. Binlerce sivil halk öldürüldü. 


1826'da Yunan ihtilali bastırıldı. Yeniçeri Ocağı, Şeyhülislâmın fetvası, ulema sınıfı, asker ve halkın ayaklanması ile tamamen ortadan kaldırıldı. Bu olaya tarihçiler Vak'ay-I Hayriye diye isim verdiler. 1827'de Rus savası yeniden başladı. 1829'da Edirne Anlaşması yapıldı. 


1831 ve 1839'da Mısır isyanları oldu. 1839 senesinin Temmuz ayında İkinci Mahmut vefat etti. Hayati boyunca uğraşmış olduğu elim hadiselerin tesiriyle üzüntüden verem olmuş ve bu hastalıktan vefat etmişti. Cenazesi Divan yolundaki türbesine defnedildi.  
İkinci Mahmut her sahada çok geniş çalışmalarda bulundu. Birçok yeni mektepler açtı. Büyük binalar inşa ettirdi. İstanbul’daki bütün büyük camilerin tamirini yaptırdı. Unkapanı Köprüsü de onun zamanında yapıldı. Mekke-i Mükerreme'de bir medrese yaptırdı ve Mescid-i Aksa'yı da tamir ettirdi.

Sümbülzãde Vehbi ve Keçecizade lzzet Molla Efendi bu devirde vefat etmişlerdir. 


Erkek çocukları : Abdülmecit, Abdülaziz, dört adet Ahmet isimli şehzade, Bayezid, Abdülhamid, Süleyman, Mehmet, Murad, Nizameddin, Mehmet, Abdullah, Osman. 


Kız çocukları : Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Sah Sultan, Saliha Sultan, Ayşe Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Adile Sultan.

MAKSİM GORKİ

gorkiSSCB'li yazar (Nizni Norgorod 1868-Moskova 1936).Gerçek adı Aleksey Maksimoviç Peşkov. Orta yaşlarda yazdığı, dilimize de çevrilmiş olan öz yaşam öyküsü dizisi; en sağlam, belgesel, doğru, nesnel ve güçlü bir edebiyat tanıklığındadır. Çocukluğum (Detstvo), 1913;Ekmeğimi Kazanırken (Vliycedyah) 1915, Benim Üniversitelerim (Moi Üniversitetiy)1925.Babasını yitirdikten sonra, dedesinin yanında yaşamaya başladı. Duygusuz dedesinden olmasa da, anneannesinden çok iyilik gördüğünü belirtir. Yaşamını kazanmak için birçok işe girdi; Bulaşıkçılık, ayakkabıcı çıraklığı, ikon boyacılığı, fırıncılık, dok işçiliği, gece bekçiliği, bozkır geziciliği yaptı, intihar denemesinden kurtulunca kitapların dünyasına girdi; her zaman okuma fırsatları bulduğu başıboş yıllar geçirdi; acı anlamına gelen "Gorki" lakabını takındı.1889'da Kazan'dan ayrıldı. Kuzeyi gezdi, daha sonra güneye indi ve ilk yazısının basıldığı Tiflis'te edebiyata çalışma fırsatları buldu.Makar Çudra adlı ilk öyküsü de orada basıldı(1892). Gorki özel yeteneği, büyük sanat çabası ve özlemiyle hem yaşamını hem yaşamın ona yansıttığı bütün gerçekleri,sorunları,unutulmaz öykü roman kahramanlarının kişiliğinde etkiyle anlattı.

Çelkaş, Koonvalov, berduşlar, forma gırdoyev, iki oyunu Ayak takımı arasında, Küçük burjuvalar1902, Bilimler akademisi üyeliğine seçildiyse de hükümet bunu bozunca V.Korelonko(1853–1921) ile A.Çehov da 1860–1904 üyeliklerini bıraktılar.1905 olayları arasındaki tutukluğu kısa sürdü. Bu "ana " romanını yazma eşini ni ona verdi.1906–1913 arasında yurt dışında kaldı. Yazarlık çabasını sürdürdü.1917 Ekim devrimini destekledi.1921 sonrası yaşadığı sağlık bozuklukları ve siyasal küskünlükler sonucu hükümet tarafından tedavi için İtalya'ya gönderildi. Dönüşünde büyük bir sevgi ve saygıyla karşılanmanın yanısıra Sovyet yazarlar Birliği’nin kuruluşuna katıldı. Başkan oldu. Toplumsal gerçekçiliğin bütün gereklerini yerine getirmiş bir kalem sorumluluğuyla  bu yöntemin yayılmasına yol açtı. Gorki yi kuşağının en önemli yazarı yapan özellikleri: kendine özgü ayrıntılı gözlem gücü, yalansız gerçekçiliği, en güç yaşam koşullarına bile yenilmeyen insanı iyimserliğe ve toplum umudu, ülkesinin yaşam özelliklerini en geniş planda sergileyen özel yaşam zenginliği, güçlü biçemi, insan canlandırma yeteneği kabul edilir. Üç yüzden fazla öyküsü binden fazla eseri olduğu söylenir. Birçok eseri Türkçeye çevrilmiştir. İtiraf, yaz, M.K'in yaşamı, Ev sahibi, Öyküler, İtalya masalları, Rus masalları, yaz konukları..

MALCOLM X

ABD li din adamı (Omaha 1925-New York 1965) Gerçek adı Malcolm Littl. Babası zenci önder Marcus Gorvey'in görüşlerini benimseyen Babtist bir rahipti. Irkçı Ku Klux Klan örgütü üyelerince evlerinin yakılması ve babasının öldürülmesi üzerine bir yetimhaneye verildi. Yatılı devlet okullarında öğrenim gördü.15 yaşında öğrenimini yarıda bırakarak Boston'a yerleşti.1946 da hırsızlık suçundan tutuklanarak 10 yıla mahkûm edildi. Hapiste bulunduğu yıllarda Kara Müslümanlar örgütünün görüşlerinden etkilenerek İslam dinini benimsedi.1952 de serbest bırakılınca Kara Müslümanların önderi Elijah Muhammed ile tanıştı ve örgüte kabul edilerek Malcolm X adını aldı. Kısa zamanda yükselerek ikinci adam konumuna geldi. Örgütün sözcülüğünü üstlendi. Yaptığı konuşmalarda zencileri, Beyazların dini olarak gördüğü Hıristiyan dininden ayrılarak Müslüman olmaya çağırdı. Martin Luther King yandaşlarınca sürdürülen pasif direniş yöntemlerinin yeterli olmadığını açıkladı. Kasım 1963 te Başkan Kennedy'nin öldürülüşünü destekler bir konuşma yapması üzerine Elijah Muhammed'ce örgüt içindeki etkinliğine son verildi. Bunun üzerine 1964 de Kara Müslümanlar örgütünden ayrılarak Önce Müslüman Caumi, Ardından Afrika-Amerikan birliği örgütlerini kurdu. Aynı yıl Afrika ve Ortadoğu'ya iki gezi yaptı. Mekke'ye gidip hacı olduktan sonra El Haci Melik Şahbaz adını alarak tüm insanların kardeşliğine inandığını  ve beyazları artık düşman görmediğini açıkladı. Dönüşünden az sonra Harlem'de düzenlediği bir toplantı sırasında öldürüldü.

MARCO POLO

marcopoloVenedikli gezgin. (1254–1324)

Venedik'e bağlı Curzola şehrinde  doğan Polo, Venedik’te ölmüştür. Karadeniz ve Akdeniz Pazarlarıyla iş yapan zengin bir tacirin oğlu  olan Polo küçük yaşta yolculuklar yapmaya başlamıştır.1271 yılında Papa lX Gregorius tarafından Pekin'e Kubilay Han'a bir mektup götürmekle  görevlendirilen babası ve amcası ile yola çıkarak yukarı İran yaylası, Pamir, Doğu Türkistan, Gobi Çölü ve Kansu, Şensi  Şansi, Hopek adlı Çin vilayetleri üzerinde yapılan yolculuk 30 ay kadar sürmüştür. İç Asya yolu üzerinden 1274 de Çin'e vardı. Han balık 'ta  (Pekin) Kubilay Han'ın hizmetine girdi. Moğolca öğrendi. Böylece görevli gittiği yerler hakkında birçok notlar tuttu. Onyedi yıl Çin'de kalan Marco Polo ,Kubilay Han'ın onayını alarak deniz yolu ile ülkesine dönmek üzere 1292 yılında yola çıktı. Marco Polo 1295 yılında Venedik'e ulaştı. Marco Polo tekrar ticarete başlamış. Hayatının bu devresi hakkında bilinenler azdır. Curzola Savaşı sırasında Cenevizlilere esir düşmüştür. Hapiste kaldığı sürece ,Hapishane arkadaşı Rustichello da Pisa'ya yolculuk anılarını yazmıştır. Zeki ve keskin bir gözlemci olan Marco Polo birçok topluluğun anılarını özelliklerini geleneklerini detayları ile birlikte anlatan kitabı hem coğrafya hemde etnoloji açısından büyük önem taşır. Bu kitap daha sonra TV. Dizisi haline getirilmiştir.(Marco Polo Seyahatnamesi). Böylece Batı'nın Doğu dünyasını tanımasına yardımcı oldu.

MARK  TWAİN

1835–1910 Amerikalı roman yazarı. Asıl adı Samuel Longhorne Clemens'tir. Florida (Missouri )de doğdu. Hannibal köyünde büyüdü. Babası ölünce ,oniki yaşındayken okulu bıraktı. Bir yayınevinde mürettip olarak çalışmaya başladı. On sekiz yaşlarında ,missisipi nehrindeki gemilerde kılavuz yamaklığı işine girdi. İç savaş başlayınca Nevada dağlarına kaçtı. Madencilerle yaşamaya koyuldu. Bir süre sonra bir gazete de iş buldu. Burada yazdığı yazılarda Mark Twain imzasını kullandı. Gazeteci olarak San Francisco,Havai,Akdeniz seyahatlerinde bulundu.1870 de evlenerek Connecticut'te yerleşti. Böylece yetkin edebi eserlerini yazmağa başladı.1893 den sonra mali durumu sarsıldı. Karışı öldü. Bu acıları yaşayarak 1910 yılında öldü.

Mark Twain ,kendisinden önce gelen yazarların yapmadıklarını gerçekleştirerek edebiyata yenilikler getirmiştir. Edebiyata folkloru ve halk sanatını sokmuştur. Dilinde de yerli hava hakim olunca bu alanda da son derece başarılı oldu. Hudut boylarında yaşayan insanların neşeli ,mübalağalı, kendini beğenmişleri iğneleyici masalları hikâye sanatına girdi. Mississipi kıyısındaki insanların mizah ruhunu yansıttı. Halk sanatçısı olarak ün yaptı. Onu okuyanlar, dinleyenler güldü. Züllüme aptallığa, cehalete, batıl inanışlara , mürailiğe, karşı çıktı. Eserleri yaşadığı ve tahayyül ettiği tatlı anılarının öyküleri oldu.

Eserleri: Gezi-Masumların Yolculuğu(1869),Zorlu İş (1872),roman ve Öykü:Tom Sewyer'ın Maceraları (1876) Huckleberry Finn'in Maceraları (1885) Altın Çağ, Calaveras Şehrinin Ünlü Kurbağası (1865),30.000 Dolarlık Miras (1906),Hadleybourgh'u Baştan Çıkaran Adam (1891), Karl Arthur'un  Sarayında Bir Yankı (1889)

MEHMED 1

(Çelebi)  5.Osmanlı hükümdarı(?-1421)Yıldırım Bayezid'in oğludur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor. Babasının sağlığında Amasya 'da sancak beyi olarak bulundu. Ankara Savaşı’nda ordunun yedek güçlerinin başında bulundu. Savaş yenilgi ile sona erince, önce Bolu'ya sonra da Amasya'ya çekilerek oraya yerleşti. Timur Anadolu'dan çekilince Mehmet Çelebi kardeşi İsa Çelebi'ye Anadolu'yu bölüşme önerisinde bulundu. İsa Çelebi'nin bunu kabul etmemesi üzerine onunla savaşa tutuştu; İsa Çelebi’yi öldürttü. Kardeşi Musa Çelebi Rumeli'de hükümdarlığını ilan edince diğer kardeşi Emir Süleyman Edirne'ye giderek Musa Çelebi ile savaşa tutuştu. İlk önce yenilen Mustafa Çelebi, Eflak’a kaçtı ancak, daha sonra geri dönerek Edirne'yi geri alıp Süleyman Çelebi'yi öldürttü.

Bu karmaşaya son vermek isteyen Mehmet Çelebi Bizans hükümdarı ile anlaşarak Musa Çelebi'nin üzerine yürüdü. Musa Çelebi yenildi, yaralı olarak kaçmaya çalışırken yakalanıp öldürüldü. Mehmet Çelebi Edirne'ye dönerek hükümdarlığını ilan etti. Ancak bundan sonra da Osmanlı Devleti’nde karışıklıklar sona ermedi. Musa Çelebi'nin taraftarları ile uğraşmaya devam eden Mehmet Çelebi İzmir'de Sancak Beyi Cüneyt Bey ,Karaman oğlu Mehmet Bey, Eflak Bey'i Mirçe, Kastamonu Beyi ve İsfendiyar beyleri teker teker yendi. Bu arada Venediklilerle yapılan deniz savaşında yeni kurulmakta olan Osmanlı donanması yenildi.

Mehmet Çelebi döneminin en önemli olaylarından biri de Şeyh Bedreddin İsyanı'dır. Musa Çelebi'nin adamlarından olan Bedreddin'in kuvvetleri düzenli bir ordu karşısında yenilince Bedreddin yakalanarak İdam edildi. Aynı yıllarda Mehmet Çelebi'nin kardeşlerinden Mustafa Çelebi'nin başlattığı başka bir isyanı ortaya çıktı."Düzmece Mustafa İsyanı" diye bilinen bu isyanı zorla bastıran Mehmet Çelebi 1421 yılında öldü.
Mehmet Çelebi dağınık durumda olan Osmanlı Devleti'ni toparlayarak yeniden güçlü bir devlet durumuna getirdi. Bu nedenle de ona Osmanlı devletinin 2.kurucusu da denilebilir.

MEHMED ll (Fatih Sultan Mehmet )

fatihOsmanlı devletinin yedinci hükümdarı(1432–1481) "Fatih Sultan Mehmet" adı ile anılır. Babası Murad ll 'nin kendi isteğiyle tahttan çekilmesi üzerine 12 yaşında tahta çıktı.(1444).Bu durumdan yararlanmak isteyen Avrupa devletleri bir haçlı ordusu kurarak Osmanlılar üzere  sefer hazırlıklarına girişti. Haçlılar, Varna'ya doğru ilerlemeye başladılar. Tekrar tahta çıkan Murad ll ordunun başına geçerek Varna'da Haçlıları yendi.(1444)Murad ll oğlu  Mehmet ll ile birlikte hükümdarlık yapmaya başladı. Ancak bu durum tepkilere yol açınca,1446 yılında oğlunu Manisa'ya göndererek yeniden tahta çıktı.1451 yılında, Murad ll yeniden padişah oldu. Bu durumdan yararlanabileceklerini uman Avrupa devletleri ve Karaman Okulları’nın isteklerini, anlaşmalar yolu ile karşılamaya çalışan Mehmet ll birtakım ekonomik ve askeri düzenlemelere gitti. İstanbul Boğazı’nda Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı'nı yaptırarak Bizans'a karşı savaş açma hazırlıklarına girişti. Yaptırdığı kale ile Bizans'ın Karadeniz'den yardım alması engellendi. Büyük toplar döktürdü. Karadeniz kıyılarında kaleler aldı. Gelibolu'daki donanmayı Marmara'ya getirtti. İstanbul'un kuşatılması için yapılan tüm bu hazırlıklar dan sonra 23 Mart 1453 günü ordusuyla Başkent Edirne'den    hareket ederek 5 Nisan'da Topkapı önlerine geldi.80.000 kişilik ordusunu İstanbul surlarının çevresine yerleştirdi. Bizanslılar Haliç'in ağzını demir zincirlerle kapayarak Osmanlı donanmasının buraya girmesini engellemişlerdi. Bunun üzerine fatih ordusunu demir kızaklarla karadan geçirerek Haliç'e indirdi.29 Mayıs 1453 günü büyük bir saldırıya geçilerek 59 gün içinde İstanbul alındı. Böylece Batı roma İmparatorluğu (Bizans) tarihe karışmış oldu. Bu olay Orta Çağ'ın kapanıp Yeni Çağ'a giriş olarak kabul edildi.

İstanbul'un fethinden sonra ll.Mehmed ,Fatih Sultan Mehmet olarak anıldı.
Fatih öncelikle Anadolu'da birliği sağlamaya çalıştı.1460 yılında Amasra ve Sinop'u  fethetti. Trabzon Rum İmparatorluğu'nu ve Karaman Beyliği’ni ortadan kaldırdı. Akkoyunlu devleti İmparatoru Uzun Hasan'ı Otlukbeli savaşında yenerek doğu sınırlarını güvence altına aldı.1473. Batıya yönelerek Sırbistan, Mora, Bosna İşkodra, Kırım hanlığı, Midilli ve Eğriboz adalarını Osmanlı topraklarına kattı.

Fatih İmparatorluğun yasal ve ekonomik açıdan kurumsallaşması amacıyla çalışmalar yaptı. Çıkardığı iki kanunname ile yazılı hukuk ve ekonomi düzeninin devlet kavramının ve yönetiminin temellerini oluşturdu. Bu temeller yüzlerce yıl Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet düzeninin ceza sisteminin, çalışma koşullarının ve vergi sisteminin, toprak ve tımar düzeninin aksamadan işlemesini sağlamıştır.

Babasının Mora Yarımadası’na yaptığı seferde kendisini orduya davet etmesi üzerine ilk harp tecrübesini kazanan ll. Mehmet bu çağrıdan çok memnun olmuş ,zırhı ,miğferi ve kılıcı ile tam bir cengâver olarak savaş alanında göz doldurmuştu. Asıl büyük harp derslerini ise yine babasının yanında Macarlarla yapılan ikinci Kosova Meydan Muharebesi’nde aldı.

1449 yılı baharında Sultan Murad oğlu şehzade Mehmet'i parlak bir törenle evlendirdi. Elbistan hükümdarı Dulkadiroğlu Süleyman Bey'in kızı Mükerrem Hatun genç Padişah’ın ilk karısı oldu.

Sultan Murat 1451 de bir felç sonucu öldü. ll. Mehmet 'in Manisa'dan gelmesine kadar geçen 13 gün Padişah'ın ölümü halktan gizlendi. Daha sonra Bursa'da yaptırdığı caminin bahçesindeki türbeye defnedildi.

Orta boylu, iri kemikli, koç boyunlu, teni beyaz, saçları ve kaşları kara, bakışları temiz ve mert, alnı geniş, burnu sonsuz bir azim, irade ve kudret timsali gibi ihtişamlı 19 yaşında bir genç olarak Osmanlı tahtına çıkarken ll. Mehmet işte bu görünüşteydi.

Büyük bir devlet adamı olan Fatih aynı zamanda güzel sanatlar felsefe ve tarihle ilgilenmiş; kültür ve ticaretin gelişmesi için çaba göstermiş medrese ve camiler yaptırıp bilgin ve sanatçıları korumuştur. Ünü Osmanlı Devletine kadar gelen ,başka ülkelerdeki bazı bilgin ve sanatçılarla haberleşerek birçoğunu İstanbul'a getirtmiştir. Yaptırdığı ünlü caminin yanında sekiz bölümden oluşan Sahn-ı seman medresesi ile Ayasofya Medreselerini yaptırarak öğrenime büyük önem  verdi. Zaman zaman bu medreseleri gezer ve okutulan dersleri izlerdi. Zamanında Fen bilimleri dersleri de büyük gelişme göstermiştir.

Bu özelliklerin yanısıra ülkenin bayındırlığı içinde büyük çaba gösterdi. Özellikle fethettiği İstanbul'un Türkleşmesi ve İslami bir görünüm kazanması için yoğun çaba harcadı. Anadolu’dan aileler getirerek İstanbul'da yeni mahalleler oluşturmuştur. Ayrıca dinsel ve sivil nitelikli birçok bina ve eser yaptırarak şehri süslemiştir. Onun döneminde 184 cami ve mescit,2 kışla,2 kale,3 bedesten ve çarşıyla 5000 kadar dükkân ülkenin bayındırlık alanındaki faaliyetleri açısından önemlidir.

ÂLİM FATİH

Fatih bizzat kendisi çeşitli ilimlerle uğraşmıştır. İstanbul’un fethinde gemileri karada yürütme fikri ve uygulaması Fatih'indir. Fatih, bu fikri ve uygulaması ile "mekanik ilmindeki üstatların " hayretlerini üzerine çekmiştir. Tarihçi  Dukas; “böyle bir harikayı kim gördü ve kim işitti.ll.Mehmet karayı deniz yaptı ve gemileri dalgalar yerine dağların tepelerinden geçirdi." diyor ve Fatih'in bu fikrine bütün gibi hayran kalıyordu.

Yine İstanbul'un fethi hazırlığının bir başka yönünde Fatih'i mimar ve büyük bir ilim adamı olarak görmekteyiz. Şöyle ki; Sultan Mehmet Karadeniz boğazını kapayacak olan Rumeli hisarının planını kendisi çizmiştir. Hisarın projelerini Hz. Muhammet (s.a.v.) in adını yazacak ve her mim harfini burç ile belirtecek şekilde bizzat hazırlamıştı. Ortaçağa son veren ve Topkapı surlarında gürleyen toplarda Fatih'in eseridir. "barutun tazyik ve tahrip kuvveti tuncun mukavemet kudreti, topların çapı ,güllelerin sıkleti ,atış menzilleri bu genç hükümdar tarafından topların resimleri de kendi eliyle çizilmişti. Dökümcü Muslihiddin  ağa ve Macar Urban sadece kendilerine verilen işi yapan birer işçi idiler. Çünkü Fatih ,aynı zamanda yüksek matematikçi idi de. Tarihte ilk havan toplarının planlarını yapma şerefi ona aittir. Fransız âlimi Gustave Schlumbeger'e göre "Sultan Mehmet tarihte hakiki bir topçu parkına sahip olmuş ilk hükümdardır.

Âlim Fatih âlimleri iyi takdim etmeyi bilir, felsefe ve matematik konuları üzerinde yapılan tartışmaları saatlerce, hatta günlerce dinlemekten usanmazdı. Onun devri ilim ve fikir hayatının en yüksek devri idi. A. Adıvar'ın Şakaik'e atfen bildirdiğine göre "zamanın iki büyük bilgini Hocazade Muslihiddin Mustafa ile Molla Mehmet Zeyrek arasındaki Tevhit üzerine bir tartışma kendi huzurunda tam altı gün devam etmiştir."

Fatih zamanında ilmin hazinesi kitap ve kütüphaneye de gereken önem ve ilgiyi göstermiştir. Kurmuş olduğu vakfiyenin kütüphanesinde kitaba karşı saygı ve koruma hususunda önemli uygulamalar yaptırmıştır..A. Adıvar'ın, belirttiğine göre Fatih'in kütüphanesinde İslam dilleri dışındaki eserlerin sayısı büyük bir yekûn tutmaktadır. Bunlardan yazmaların sayısı 587 yi bulmaktadır. Kütüphanede tarih, matematik, tıp, coğrafya ve diğer ilim dalları ile çok değerli eserler bulunmaktadır.A.D.Mordtman,"nihayet bu saray kütüphanesi dünya tarihinde bir dönüm noktası olduktan sonra ,doğu ve batının kapısında durarak ,bu iki âlemin kültürünü kendinde toplayan layık bir insanın mirası gibi saymak gerekir, diyerek Fatih'in kütüphanesinin ehemmiyetini belirtmektedir.(17)

MEHMED lll

1566–1603 13.Osmanlı Padişahı. Üçüncü Mehmet, Manisa'da doğdu. İyi bir eğitim görmüş, Orta boylu, kumral saçlı ve güzel yüzlü dinine çok bağlıydı ve tasavvufa da çok ilgi duyan padişah Peygamberin ismi anılınca ona saygısından ayağa kalkardı.

İsmini  Fatih'e benzemesi için dedesi Kanuni, "Mehmet" koymuştur. Üçüncü Mehmet devri, Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama devrine rastlar. Nitekim Avrupa topraklarında, Devleti Aliyye, birçok kalelerini Avrupalılara teslim eder. Sadrazam Koca Sinan Paşa’nın başarısızlığını gören Üçüncü Mehmet, bizzat sefere Çıkmış, Haçova Meydan Savaşını Avrupalılara karşı kazanmış ve Eğri Kalesini fethetmiştir. Tarihte Eğri Fatihi diye anılır.

Bu devirde Türkiye Iran yeniden savaşa başlamıştır. Vezirlerin ve ulema sınıfından bazı kimselerin, adam kayırmaları, ehliyetsiz oldukları halde birçok kimseleri ehliyetli ve üstün kabiliyetli olarak padişaha tavsiyede bulunmaları, padişahı ve Devleti Aliyyeyi güç durumlarda bırakmıştır. 

İyi bir eğitim gören Mehmet lll tahta çıktığı zaman Eflak ve Boğdan ayaklanmaları ve Avusturya savaşı  devletin en önemli sorunuydu. Bu sorunları çözmek için sürekli savaşmak zorunda kalan padişah artan masraflar karşısında yeni vergiler koymak zorunda kaldı. Bu durum ise ülkede Celali isyanlarının çıkmasına yol açtı. İçte ve dışta birçok zorunla uğraşmak zorunda kalan Padişah sessiz ve çekingen karakteri nedeni ile pek başarılı olamadı. Eflak yapılan sefer yenilgi ile sonuçlandı. Estergon ve  Vişegrad kaleleri kaybedildi. Bunun üzerinde padişah ordunun başında sefere çıkarak Haçova meydan savaşında düşmanı yenilgiye uğrattı , ancak Avusturya ile sürüp giden anlaşmazlıklar çözümlenmemişti.1600 yılında Kanije kalesi saldırıya uğradı ve başarılı bir şekilde savunuldu.1600 yılında Belgrat geri alındı. Bu sırada İstanbul'da ayaklanan sipahilerin isteklerine uyularak bazı devlet adamları idam edildi. Anadolu’da ki celali isyanları bastırıldı.1603 yılında doğuda İranlılarla yeniden savaşlar başladı. Şah Abbas, Tebriz ve Nahcivan'ı aldı. Revan’ı kuşattı. Bu sırada Mehmet lll ölünce bu sorunlar oğlu Ahmet lll e devredilmiş oldu.

Üçüncü Mehmet, zamanında çıkan iç isyanlarla (Celâli isyanları ile) uğraşmış, dışarıda ise topraklar kaybedilmiştir. Meşhur Kanije Kalesi müdafaası, Tiryaki Hasan Pasa tarafından bu devirde yapılmıştır. Üçüncü Mehmet genç yasında iken 1603 senesinde vefat etmiştir. (Allah rahmet eylesin.)

Üçüncü Mehmet de şairdi ve Adli mahlasıyla şiirler yazmıştır. Şiirlerinden birisi de şöyledir.

Yokdurur zulme rizamız, adle biz mâilleriz.

Gözleriz Hakk'ın rızasın emrine kaailleriz.

Arifiz, âyine-i âlem - nümadir gönlümüz.

Rüzgârin cünbüsünden sanmayin gaafilleriz.

Pûse-i aşk içre Adli kaal ezelden kalbimiz,

Gill-ü gisdan hãliyiz, ãlemde safi dilleriz.

Silsile-i Saadâd'tan Mevlânâ Muhammed Hâcegi Emkengi (H. 1008) ve Muhammed Bâkî Billah Hazretleri (H. 1013), Sair Bãki (H. 1008), Haşimi Osman Efendi (H. 1004), Tezkire sahibi Hasan Celebi Efendi (H. 1013) Üçüncü Mehmet devrinde vefat eden büyüklerdir. 

Erkek çocukları : Birinci Ahmet, Birinci Mustafa, Selim, Mahmut.

Kızlarının isimleri bilinmiyor.

MEHMED lV

1642–1693 19.Osmanlı Padişahı

Dördüncü Mehmet, İstanbul’da doğdu. Annesi onu çok iyi yetiştirdi. İyi bir ilim tahsili gördü. Ava ve edebiyata meraklı idi. Tahta çıktığında 7 yaşında idi. İlk zamanlarında devleti sarayın nüfuzlu şahsiyetleri tarafından idare ediliyordu. Asker arasında huzursuzluk son haddine varmıştı. Yeniçeri ve sipahiler çarpıştılar ve yeniçeriler üstünlük sağladılar. 1648'de Sultanahmet olayı oldu.

Avcı Mehmet diye anılan Mehmet lV, Babası İbrahim l 'in tahtan indirilmesi üzerine yedi yaşında padişah oldu. Saltanatının ilk yıllarında ayaklanmalarla uğraşmak zorunda kaldı. Yaşı küçük olduğundan Valide Turhan ve büyük Valide Kösem Sultan'lar Mehmet lV üzerinde çok etkili oldular. Bu yılarda devlet otoritesi çok zayıfladı. Yolsuzluk ve rüşvet büyük boyutlara ulaştı. Bu sırada Girit adasında İbrahim l zamanında başlamış savaş sürüyordu. Askerin isteksizliği ve komutanların yetersizliği yüzünden Osmanlı donanması Venediklilere yenildi.(1651) aynı yıl Anadolu'da patlayan Gürcü Nebi ayaklanması Sadrazam Kara Murad Paşa tarafından bastırıldı. Ancak Padişaha yapılan baskılar sonunda Sadrazamlıktan çekilmek zorunda kaldı. İç karışıklıklar ve dış başarısızlıklar  sürüyordu.

1651 senesinde Kösem Sultan öldürüldü. Müteakiben Yeniçeri subaylarının pek çoğu da öldürülerek asayiş elde edildi. Pek çok sadrazamın denenmesinden sonra Köprülü Mehmet Paşa’nın sadrazam olması kararlaştırıldı. 1659 da Rusya'ya karşı büyük bir zafer elde edildi. 1660'da büyük İstanbul yangını oldu. 1661'da Köprülü Mehmet Pasa öldü. Yerine oğlu Fazıl Ahmet Pasa sadrazam oldu. 



1663'de Almanya savası başladı ve Uyvar fethedildi. 1664'de Serinvar Zaferi kazanıldı. Novigrad, Yenikale fethedildi. Girit'in tamamı alındı. 



1669'da Lehistan'a sefer açıldı. 1672'de Kamaniçe, Polonya ve Galiçya fethedildi. 

Lehistan ile Bucas Anlaşması yapıldı. 1673' de Dördüncü Mehmet iki defa Lehistan seferine çıktı. Başarılı bir seferden sonra Zoravno Anlaşması yapıldı. (1676) 


Ayni sene Fazıl Ahmet Pasa öldü. Merzifonlu Kara Mustafa Papa sadrazam oldu. (3 Kasım 1676) 
1677'de Osmanlı - Rus savası başladı. Dördüncü Mehmet 1678'de Rusya seferine çıktı ve Cehrin fethedildi. 

1683'de Viyana ikinci defa kuşatıldı. Fakat alınamadı ve Osmanlı ordusu Kırım Hanı' nın ihaneti ile bozuldu. Alamandagı Meydan Muharebesi kaybedildi ve kuşatma da kaldırıldı. Bu yüzden Avrupa'da bayram yapıldı. 1687 senesinde ise Avcı lâkabı ile meşhur olan Dördüncü Mehmet tahttan indirildi ve Edirne Sarayına gönderildi. 1693 senesi Ocak ayında orada vefat etti Cenazesi İstanbul’a gönderildi. Yenicami Türbesine, annesi Turhan Sultan ın yanına defnedildi. (Allah rahmet eylesin) 


Silsile-i Saadet-i Naksibendiyye'den Şeyh Muhammed Masum (k.s.) Hazretleri (H. 1079), Sâir Cevri İbrahim Celebi, Sâri Abdullah Efen- di ve Vanî Mehmet Efendi bu devirde vefat etmişlerdir. 


Erkek çocukları : ikinci Mustafa, Üçüncü Ahmet, Ahmet, Bayezid.


Kız çocukları : Hatice Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan.

..

...

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/