foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

.

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

EBUBEKİR Hz. 

Mekke 572-Medine 634 Kureyş kabilesinden Teym boyundandır. Esas adı, Abdullah olup Ebubekir adını Peygamberimiz İslam’ı kabulünden sonra kendisine verdi. Sonradan Sıddık ve Atik lakaplarını da aldı.

Babasının adı, Osman olup; Ebu Kuhafe, künyesi ile tanınır. Anasının adı Selma’dır. Ümmülhayr künyesini taşır.

Nesebi hem baba, hem de ana tarafından, Müre b.Kaab'de Peygamber  S.A. efendimizin nesebi ile birleşir. Kureyşi-Teymi kabilesine mensuptur.

Mekke'nin saygın tüccarlarından dı Hz. Muhammet’e Peygamberlik gelince ilk inanan kişi idi 610. Bu tarihten sonra bütün varlığını İslam yoluna harcamıştır. Müslüman olan köleleri kurtarmak amacıyla Hz. Bilal-i Habeşi de dâhil yedi kölenin fidyesini ödeyip hürriyetlerine kavuşturmuştur. Hiç bir zaman Hz. Muhammet’ten ayrılmadığı gibi Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçü esnasında ona yol arkadaşlığı yapmış Müşriklerin Peygamberi öldürmek için Peşlerine gelmeleri sonucu üç gün Sevr Mağarasında kalmış bu nedenle Ebubekir, Yâri Gar (Mağara Arkadaşı) sanıyla da anıldı. Medine yakınlarında Es -Sunh'a yerleşerek kızı Hz. Ayşe’yi Hz. Muhammet ile evlendirdi ve yakınlığını akrabalığa dönüştürdü. Hz. Peygamber’in bütün savaşlarına katıldı ve hiçbir zaman yanından ayrılmadı.630 da Tebük seferinde Müslümanların sancağını taşıdı. Hz. Peygamber hastalanınca Müslümanlara namaz kıldırmak görevini ona verdiği gibi kendisi de arkasından namaz kıldı. Hz. Peygamberin ölümünün ardından 632 de İlk Halife seçildi. Müslümanlarda oluşan Panik ortamını soğukkanlı davranış ve mantıklı yatıştırıcı konuşmalarıyla önledi. Müslümanlara:

—Kim ki Hz. Muhammet’e tapıyorsa bilsin ki o ölmüştür, Her kim ki Allah'a tapıyorsa Allah kalıcı ve sonsuzdur.

Hz Ebubekir 'in halifeliği iki yıl üç ay on gün sürmüştür. İlk işi Orduyu Suriye sınırına göndermek oldu. Daha sonra mürtetlerin yeniden Müslüman olması için gerekli eylemleri başarıyla uygulamak oldu. İç ve dışta Islama yönelik tehlikeleri Hz. Peygamberin ilkelerinden hiç taviz vermeden uygulayarak İslam birliğini yeniden sağladı. Halit bin Velit ve İkrime gibi komutanlarla orduyu İslamiyet’i Arabistan yarımadası ,Bizans'a ve İran üzerine göndererek İslam’ın etkinliğini gösterdi.633 te Irak'ta Hire islam topraklarına katılırken ,bir yıl sonra Ecnadeyn 'de Bizans ordusu büyük bir bozguna uğratıldı. Bu savaşta Müslüman kadınlarda erkekler le birlikte savaştı. Bu savaşlarda hafızların ve vahiy kâtiplerinin büyük bir kısmının ölmesi Kur'an-ı kitap haline getirme konusunu gündeme getirdi ve Peygamberin vahiy kâtibi Zeyt bin Sabit başkanlığında bir komisyon kurarak İlk Mushaf oluşturuldu Bizans Ordusuna karşı kazanılan savaştan sonra Hz. Ebubekir hastalandı 23 ağustos 634 de Hak'ın rahmetine kavuştu. Vasiyeti üzerine Hz. Peygamberin tabutuna konuldu. Hz. Ömer  cenaze namazını kıldırdı. Hz. Muhammet’in mezarının yanında hazırlanan yerde toprağa verildi. Dünyada iken cennetle müjdelenmiş on Müslümandan birincisi idi eli açık cömert merhametli, doğru bir karakter yapısına sahipti.

Hz. Ebubekir: "Takva, akıllıca yapılan işlerin en güzelidir. Hakka asi olmak, ahmakça yapılan işlerin en çirkinidir. Verilen emaneti, yerine getirmek, en üstün doğruluk sayılır. Hıyanet olaraktan da en önde yalan gelir."

"Bu bir başka haldir. Sonu, nasıl olacak ;bilinmez?.Şu var ki, sonun iyiliği ; evelin iyiliği kadar olur. Bu işe mukadderat  bakımından ,en faziletliniz dayanabilir. Bir de nefsine tam olarak hâkim olan.."(19)

EBUSSUUT EFENDİ 

1490–1573 Hukuk dalında Türk Milletinin tarih boyunca yetiştirdiği en seçkin şahsiyetler arasında yer almaktadır. Bir adalet sembolü olarak halka da mal olmuş bulunan bu değerli bilgin hiç  bir beşeri kuvvet ve dünya nimetleri karşısında asla eğilmemiştir. Kudrete ve servete değil sadece ilme itibar etmiştir. Namı İslam dünyasında öyle yayılmış saygı ve sevgi duyulur hale gelmiş ki ölümünde tüm Müslüman memleketlerinde "gaip cenaze namazı" kılınmıştır.
İskilip'te doğmuştur. İbn-i Kemal in öğrencisidir. İlk memurluğu 1532 de atandığı Bursa Kadılığı'dır.1533 te İstanbul'a nakledilmiş.1537 de de Rumeli Kadı askerliği' ne yükselmiştir.1545 yılında  da Şeyhül İslamlığa getirildi. Bu makamda 28 yıl 11 ay fasılasız adalet dağıttı.23 Ağustos 1574 tarihinde vefat etti. Eyüp taraflarında yaptırdığı okulun yanında gömülüdür.

İstanbul'da Sirkeci'de ki caddelerden biri onun adını taşır.
Türkçe şiirlerinde derin bilgisi açıkça görülmektedir. Arapça şiirleri de çok kuvvetlidir. Ebussuud Efendi'nin asıl meziyeti ise Kanun yapıcılığındaki ustalığıdır.

EDİSON THOMAS ALVA 

edison1847–1931 Yıllarında yaşamış Amerikalı bilim adamı. Bini aşkın buluşu ile çağımızın  en büyük mucitlerinden olan Edison, yoksul bir ailenin çocuğuydu. Hem çalışıp hem de okuyarak kendisini yetiştiren Edison daha on yaşındayken, gazete satışlarından elde ettiği paralarla evlerinin bodrum katında laboratuar kurmak için bazı araç ve gereçler satın aldı. Henüz onbeş yaşında bir çocukken Weekley Herald adlı bir gazete çıkardı.

Yaklaşık dört yıl telgraf memurluğu yapan Edison,ilk olarak 1868 yılında elektrikli bir kâğıt makinesi icat etti 1870 de bu makineyi New York 'ta bir şirkete satarak karşılığında 40.000 dolar aldı. Edison 1873 te bir hat üzerinde, aynı zamanda iki telgraf çekmeyi sağlayan bir telgraf aygıtı,bir yıl sonrada bir telgraf hattı üzerinden dört telgraf çekebilecek bir aygıt geliştirdi. New York ta bir dükkân açan Edison bir yandan telgraf makinesi yapıp satıyor, bir yanda da yeni buluşlar üzerinde çalışıyordu. Daha sonra New Jersey'e gitti. Orada yeni bir laboratuar kurdu. Burada Bell'in orijinal sistemini değiştirerek "kömür tüneli" bir telefon yaptı.1877 de gramofonu buldu.1878 de herkesçe bilinen akkor flamanlı   ampulü buldu. Bu buluşu elektriğin yaygın olarak kullanılması bakımından büyük önem taşır.

1880 de içine karbonlu tel geçirdiği bir ampulü 40 saat süreyle yakmayı başardı. Thomas Edison 1882 de New York'ta dünyanın ilk elektrik santralini kurdu. İlk film çekme stüdyosu ile A.B.D.de ilk film yapım şirketi (Edison Film Co.) Edison tarafından kurulmuştur. Ticari amaçla ilk elektrik, santralini kuran da Edison’dur.

EFLATUN CEM GÜNEY 

EFLATUN CEM GÜNEY(1896–1981) Yazar. Halk bilim araştırmacısı Hekimhan'da doğdu. Sivas Sultanisi'ni bitirdi. Konya Öksüzler Yurdu'na Türkçe öğretmeni  olarak atandı.(1918).Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk  Cemiyeti'ne seçildi. Kuva-yı Milliye'nin yayın organı Öğüd gazetesinde çalışırken bir yandan da İrşat dergisini çıkardı. Kurtuluş Savaşı 'na ilişkin ilk yapıtlardan sayılan Matem sesleri (1920) adlı şiir kitabını bu yılarda yayımladı. Öksüzler yurdunun kapanmasıyla Eskişehir Sultanisi Türkçe öğretmenliği ‘ne atandı. İlk Maarif Kongresi’ne Muallimler cemiyeti temsilcisi olarak katıldı. Eskişehir'de çıkardığı İstiklal dergisinde yazılar yazdı. Eskişehir 'in düşman işgalinden uğraması üzerine Kayseri'ye atandı. Burada Nafi Atuf  Kansu'yla birlikte Misak-ı Milli Gazetesini yönetti.(1921).Kurtuluş savaşı sonrası Sivas Sultanisi'ne atandı. Komisyona seçilmesi üzerine Türkçe ve Edebiyat kitaplarının incelenmesine katıldı. Sivas'ta Duygu ve Düşünce dergisini çıkardı. Samsun Lisesi'nin açılışı için hazırlık çalışmalarını yürütmekle görevlendirildi. Burada da Duygu ve Dilek dergisini yönetti. Yazılar yayınladı. Afyon Lisesi'ne verildi. Taşpınar dergisini çıkardı. Gittiği yerlerde çıkardığı dergilerle Anadolu da dergi ve gazete yayımcılığına büyük katkıda bulundu.

İstanbul' döndü Haydar Paşa Lisesi'nde ardından atandığı Topkapı sarayı Müzesi Müdür yardımcılığı görevini sürdürdü. Saray Arşivini inceleme imkânı buldu.

Derlediği masal, destan ve halk öykülerini kendine özgü bir anlatımla yeniden yazdı. "Açıl Sofram Açıl " adlı yapıtı Danimarka Hans Christian Andersden Medal kurumunca şeref diplomasıyla ödüllendirildi. Çocuk Edebiyat Sertifikası verildi.(1956)Aynı ödülü Dede Korkut Masalları adlı yapıtıyla ikinci kez kazandı.İstanbul Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Sözlü Halk Edebiyatı Ürünlerini yeniden halkın beğenisine uygun olarak yeniden yazmakla  görevlendirildi. Halk Eğitim başkanlığı ve TRT İstanbul radyosunda anlattığı masallar ilgiyle karşılandı.

Başlıca eserleri: Dertli Kaval (1945),Halk Şiiri Antolojisi (1947),en güzel Türk Masalları (1948),Halk türküleri(1953–1956),Bir varmış bir yokmuş(1956),Nasreddin Hoca fıkraları(1957),Evvel zaman içinde(1957),Dede Korkut Masalları(1958),Âşık Garip(1958),Kerem ile Aslı,Tahir ile Zühre, gökten üç elma düştü, folklor ve Halk Edebiyatı. Bunların  dışında oğluyla beraber hazırladıkları derlemeleri  de vardır

EKBER  ŞAH 

ekbersahHind Türk İmparatorluğu'nun Baburlular üçüncü hükümdarı.1542–1605.Hümayun Şah'ın oğlu, Babür'un torunudur.1550 te babasının yerine komutanlık yapmaya başladı. İlk önemli görevi Sirhind'de İskender Şah'ı yenilgiye uğrattığı savaştır. Bu zaferden sonra Pencap valiliğine atandı.26 Kasım 1556 Hint-Türk İmparatorluğu tahtına oturdu.

Babasının düşmanları Delhi ve Agra'yı ele geçirdiler. Hükümdarlığının ilk yedi yılında aralıksız savaştı. Delhi ve Agra'yı geri aldı.1567 de Çitor ve Acmir'i ele geçirdi.1570 te Oud ve Kvalior üzerine yürüdü.1572 de guacarat'ı ele geçirdi. Ganj vadisi de ekber'in yönetimine girince Tüm Hindistan tek yönetimi altında birleşmiş oldu.1578 de Orissa Bengal topraklarına katıldı.1582 de Sind ve 1592 de Dekkan ile Berar ele geçirildi.1594 te Kandehar ve Afganistan alınınca Hint Türk  İmparatorluğu'nun en geniş sınırlarına ulaştı.

İyi bir lider ve örgütçü olan Ekber Devlet topraklarını kendine bağlı duruma getirdi. Memurları rütbe ve derecelere ayırdı. Ülkesinde Hindu ve Müslümanlar arasındaki gerginlikleri azaltmak için yeni bir din kurmak düşüncecine bağlandı. Din-i Hak ve Din-i İlahi adını verdiği bu dinleri temeli hoşgörüydü.

Zamanla yapılan ayaklanmalar bastırılmış fakat ölümünden sonra dinlerden eser kalmamıştır.

..

...

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/