Dün bugün yarın

foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tesadüf Değil

Erkeklerin ‘’erkekliği ve erkeklerin ürettiği şiddeti’’ sorgulayarak, yaşanmışlıklarla konuşmaya başlamasının neden çok önemli olduğunu ve kendi açımdan bunun beni korkuttuğunu vurgulamak isterim.Devamı için

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

 

 ADNAN MENDERES

Menderes’in son güldüğü fotoğraf

Adnan Menderes elini öpen kişiye gülümsüyor.. Ancak biraz sonra bir telefon gelecektir ve..


01 Haziran 2008 14:14

Adnan Menderes bir fikirdi, bir ümitti. Bu toplumu sürü olarak görüp diktatör gibi yönetmeye devam etmek isteyenler ile onun iradesine saygı duyulmasını isteyenler arasında hâlâ süren mücadelenin geçmişteki adresiydi bir bakıma.

Şahsi kusurları elbette olabilir. Kimin yok ki? Ancak bu toplum Adnan Menderes’te onu da aşan bir ışık görmüş ve umutla etrafını çevirmişti. Ondan bir ‘kahraman’ beklemişti.

Ne var ki, kahramanların da desteğe ihtiyaç duydukları anlar olur. “İşte halk yanımda, görmüyor musunuz Eskişehir’de 150 bin kişi meydanları doldurmuş” diyordu darbeden bir gün önce. Ancak unutmayalım ki, 17 Eylül 1961 günü, İstanbul halkı, sokağa çıkma yasağı olmadığı halde, evinden dışarı adım atmamış ve radyodan idam haberini sessizce dinlemişti. O gün, Emniyet kayıtlarına, suç işlenmeyen tek gün olarak geçecektir.

Adnan Menderes’in son anları çok konuşulmuş ve çok yazılmıştır. Necip Fazıl Kısakürek “Son Posta” gazetesinde infazda görevli iki gardiyanın izlenimlerine dayanarak Menderes’in idamı sırasında neler yaşandığını kaleme almıştı. Necip Fazıl’a göre Menderes, tam boynuna ilmek geçirileceği sırada cellada “Dur” demiş ve “dudakları yalnız kendi gönül kulağına ve Allah’a hitab ederek” iki üç dakika boyunca “kıpırdanmıştır. Ne okuduğu belli olmamakla birlikte dua ettiği besbellidir.

Ancak Yassıada’da idama mahkûm edilip cezası müebbede çevrilen ve Kayseri Cezaevi’nde hapis yatarken yurtdışına kaçmayı başaran Reşat Akşemsettinoğlu, hatıralarında Menderes’in son anını İmralı’daki hücresinden şöyle aktarmıştır:

“Dışarıda hava birdenbire kararmıştı. Koğuşta dahi birbirimizi seçemez olmuştuk. Saat tam 13.23’te “Allah” sesi bir anda etrafa yayıldı. Bu ses Menderes’in sesi idi. İki dakika sonra saat 13.25’te semadan tufan halinde bir yağmur sağanağı indi. Bu sağanak sanki ağaçları, binaları, insanları, eşyaları, gökten sürükleyip getiren bir seldi. İmralı’da bulunan karaağaçların dallarında tüneyen on binlerce kuş, yağmurun şiddetinden dolayı yerlerinden fırlayıp havaya süzülmüşler ve etrafı büsbütün karartmışlardı… Sonradan öğrendiğimize göre hakim, savcı ve subay maskesi altında idamını seyretmeye gelen katiller, yağmurun şiddeti karşısında çil yavrusu gibi etrafa kaçarak Menderes’in son anını görmek zevkinden mahrum kalmışlardı.”



Menderes’in gözü açık çekilmiş son fotoğrafı, boynuna ilmek geçirilmişken çekilmişti. Bundan sonra gözünü yumduğunu gösteren bir başka görüntü ve uzaktan çekilmiş, ayakları sallanırken gösteren ‘post-mortem’ fotoğrafı vardır.

Peki Menderes’i gülerken gösteren son fotoğraf nerede çekilmiştir?

Gördüğünüz fotoğraf, 26 Mayıs 1960 akşamı, Eskişehir’de Şeker Fabrikaları’nın verdiği akşam yemeğinde, muhtemelen saat 22.00 civarında çekilmiştir. Elini öpmek üzere eğilen kişiye gülümseyerek mukabele eden Adnan Menderes, biraz sonra telefona çağrılacak ve dönüşte morali bozuk ve oldukça gergin olduğu görülecekti. Görüştüğü kişi, Meclis Başkanı Refik Koraltan’dır. İstanbul Üniversitesi profesörlerinin protesto hazırlığında olduklarını öğrenmiş ve salona döndükten sonra son siyasi konuşmasını yaparken darbeye çanak tutan üniversite hocalarını “Kara cübbeliler” sözüyle eleştirmişti.

Ancak artık Menderes’in yüzü asıktır ve 5 ay sonra Yassıada duruşmalarında hakim huzuruna çıktığında o tatlı tebessümü gitmiş, yerine süzgün, bitkin, çökmüş bir Menderes gelmiştir. Hakime, 5 aydır kimseyle konuşmasına izin verilmediği için konuşma yeteneğini kaybettiğini, bunun anlayışla karşılanması gerektiğini söyleyecek noktaya kadar varmıştı bitkinliği.

Bu toplumun Adnan Menderes’i neden sevdiğini anlayabilmek için başka tanıklıklara da ihtiyaç var. İşte “Yeni Dünya” dergisinin geçen (Mayıs 2008) sayısında Cevat Akşit Hoca’yla yapılan söyleşi, Menderes’in derin dünyasını deşifre etmemiz için canlı bir ipucu niteliğindedir. Amcası Baha Akşit (DP grup başkan vekilidir) aracılığıyla imam hatiplerin yüksek kısmının, yani yüksek İslam enstitülerinin açılması için Başbakanla görüşmeye giden heyette bulunan Cevat Akşit, bakın darbeden kısa bir süre önce gerçekleşen bu görüşmede Menderes’in nasıl deruni bir fotoğrafını çekiyor:

“Ben 17 yaşımdaydım. Saat [gece] 10’a doğru Başbakan’la görüşeceğimiz odaya girdik. Başbakan geldi, koruma polisini dışarı çıkardı ve kapıyı kilitledi. “Kimse buraya girmeyecek” diye tembihledi. Bir başladı konuşmaya. Türkiye’deki komünist faaliyetleri, bölücü faaliyetleri, masonik faaliyetleri bir bir anlattı. Dedi ki: ‘Benim müsteşarım [Ahmet Salih Korur] masonların reisi. Beni bu kadar bunalttılar, etrafımı çevrelediler. Ben Müslüman’ım. Türkiye’nin de ayakta kalmasının teminatı İslam’dır, imandır. Eğer bugün biz ayaktaysak, beyaz örtülü bir ninenin veya aksakallı bir dedenin kucağında büyümüş bir nesil olarak ayaktayız’ dedi. Ama bu sırada hüngür hüngür ağlıyor.”

Akşit, Menderes’in “İmansız, İslamsız yaşanmaz. Hayatım pahasına da olsa imam hatip okullarının yüksek kısmını açacağım. Arkadaşlarım beni desteklemiyor, laikliğe aykırı görüyorlar” sözlerinden sonra üç defa “Yalnızım, yalnızım, yalnızım!” dediğini de belirtiyor. O gece o odada bulunan herkes ağlamıştır.

Cevat Akşit’in tanıklığıyla gördüğümüz gibi Menderes’in bir de resmî kayıtlara geçmeyen bir iç dünyası vardı. Zaten Necip Fazıl daha 1951’den itibaren onun bu iç dünyasına bir kuyumcu titizliğiyle eğilmiş ve oradan Menderes’i bile aşan bir anlam ve ümit abidesi yontmaya koyulmuştu.

“Ama Menderes, ah Menderes… Sen mahzun ve münkesir Müslümanların biricik ümid bildiği tek ve yegâne adamsın! Mademki kendini bu kadar sevdirdin ve kendine bu kadar ümit bağlattın; artık mecbur ve mahkûmsun! Bu vatanın ne kadar hasreti varsa hepsini senden bekleyecek ve isteyeceğiz!.. Sen Allah’ın, Resûlü’nün, Türk milletinin ve Türk tarihinin sevgilisi olabilir; ve sahte kahramanların ardından birdenbire gerçek ve büyük kahraman çapında yükselebilirsin!”

Zaman
Mustafa ARMAĞAN    http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=377792 alınmıştır

..

Sorunların geride kalmasına izin vermeyeceğiz

Kahveci: 1 Mayıs’ta gerçek sorunların geride kalmasına izin vermeyeceğiz

Kamu çalışanlarının sorunları ve 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız Önder Kahveci, “1 Mayıs’ta Anıtkabir’de olacağız. 1919 ruhunu yeniden canlandıracağız” dedi. Kahveci, “Emeğin alın terinin sorunların tartışılması gereken bir gün 1 Mayıs ama maalesef bu olmuyor. Her yıl farklı yerlerde yaşanan bazı görüntülere şahit oluyoruz. Basında bu görüntüler öne çıkıyor ve ne yazık ki gerçek sorunlar geride kalıyor. Devamı

Yeni O.O. Geçiş Sistemi Velilerden Geçemedi!

egitim senYeni Ortaöğretime Geçiş Sistemi Velilerden Geçemedi!

Tarih: 03 Mayıs  

TEOG sınavının kaldırılmasının ardından hemen uygulamaya konulacağı duyurulan yeni ortaöğretime geçiş sınavı hakkında velilerin görüşlerine başvurduk. Web sayfamızdan duyurduğumuz ankete katılan 1372 velinin düşüncesine göre, yeni ortaöğretime geçiş sistemi sınıfta kaldı. Devamı

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/