foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tesadüf Değil

Erkeklerin ‘’erkekliği ve erkeklerin ürettiği şiddeti’’ sorgulayarak, yaşanmışlıklarla konuşmaya başlamasının neden çok önemli olduğunu ve kendi açımdan bunun beni korkuttuğunu vurgulamak isterim.Devamı için

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Alzheimer tedavisinde yeni umut!

Geçen yıl yaklaşık 130 molekül üzerinde, Alzheimer hastalığı için tedavi çalışması yapılmıştır. Bu çalışmaların çoğu başarısızlıkla sonuçlansa da umut vaad eden moleküller de bulunmaktadır. Bundan 1,5 yıl önce Alzheimer hastalığının tedavisi yönünde umud vaad eden moleküllerden olan LMTM hakkında bir yazı yazmıştım. Bu yazı hakkında çok fazla e-posta aldım, hala da günde birkaç tane bu konu ile ilgili e-postalar gelmekte.

Devamını oku: ...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Çoluk çocuğunun durumu çok perişan

Cihan harbi içinde, Cevat Rıfat’ın Almanlardan milyonlarca lira para aldığı ihbarını nazara alan zamanın idaresi derhal merhumu tevkif ile, askeri mahkemeye sevk etmiş, aylarca mevkuf kaldığı gibi aile efradı da perişan olmuştur. Vaktaki merhum Mareşal Çakmak işe müdahale ile, o zaman genelkurmayda askeri hâkim olan Şevki Mutlugil Paşa'yı tahkikata memur etmiş ve bu faziletli hâkimde derhal İstanbul'a gelip tahkikata el koymuştur. Çok hürmet ettiğim Şevki Mutlugil Paşa'nın kendi ifadesine göre, (etraftan malumat topladım. Subaylar ile konuştum. 

Devamını oku: Dün...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

gulmekKazanmak için risk almak gerekir

Çin’in Guangzhou kentinde bir banka soygunu. Soygunculardan biri bankadakilere bağırır:

-“Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir.” Herkes sessizce yatar… Bunun adı “Zihin Değiştirme Kavramı”dır. Alışılmış düşünce tarzını değiştirmek… Bu arada müşterilerden bir kadın bir masanın üzerine yatmıştır. Ama bacaklar ortada... Soyguncu bağırır: -“Edebini takın. Bu bir soygun, ırza geçme değil!” Bunun adı “Profesyonelliktir.” İşin neyse onun üzerinde yoğunlaş! Soyguncular paraları yüklenip eve kapağı atmışlar. 

Devamını oku: ...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

0001

0002

0003

0004

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Paranız cebinizde kalsın istiyorsanız...

Eğer cebinizdeki para size kalsın istiyorsanız işte size 75 özel yöntem...

Otomobil alırken cebimizden fazladan 4 bin YTL çıkıyor. Yanlış lamba kullanırsanız, yılda bir lamba için 15 YTL fazladan elektrik faturası ödüyorsunuz. Sifonu gereksiz yere çekmenin bedeli yılda 6 YTL. Paranızı savurmaktan vazgeçmek istiyorsanız, işte cebinizi kalınlaştırmanın 75 yolu... 

Market alışverişi

1- Makarna, bakliyat, deterjan, kişisel bakım ürünlerini toptan alın. 
2- Peynir, et, sebze ve meyve gibi çabuk bozulan ürünleri ihtiyacınız kadar alın. Özellikle peynirler çok çabuk bozuluyor. 
3- Büyük marketlerin indirim günlerini takip edin. 
4- Marketler evlere haftalık olarak ‘indirimli ürün’ broşürleri dağıtıyor. 
5- Sebze ve meyve için semt pazarlarını tercih edin. Ürünü kendiniz seçin, eve geldiğinizde yarısı çürük çıkmasın. 
6- Pek çok markanın daha ucuza, muadil ürünleri var. Bunlar bildiğiniz markalarla aynı fabrikalarda üretiliyor. Muadil ürünleri tercih edin. 
Giyim

7- Alışverişe gitmeden önce ihtiyaçlarınızı listeleyin. Hiç giymeyeceğiniz kıyafetlere para harcamayın. 
8- Moda kurbanı olmayın. Sadece moda diye aldığınız kıyafet, bir sonraki sezon elinizde kalabilir. 
9- Marka giyinmek o kadar da pahalı değil. Yıllardır büyük mağazalar ve markalar, seri sonu ve önceki sezon ürünlerini yarı fiyatına outlet mağazalarında satışa sunuyor. 
10- “Biraz büyük oldu ama terziye verir, daraltırım” mantığı ile ucuz ürün almayın. Terzi ücreti ile astarı yüzünden pahalıya gelebilir. 
11- Alacağınız kıyafeti mutlaka deneyin. Evde üstünüze olmazsa, boşuna para vermiş olursunuz. 
12- İndirim dönemlerini bekleyin. 
13- Aldığınız ürünün değiştirme garantisi olsun.

Su tasarrufu

14- Akkor lambayı, ‘kompakt floresan lambayla değiştirirseniz, yüzde 80 tasarruf edersiniz. 
15- Odadan ayrılırken lambaları kapatın. 
16- Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanın. 
17- Lambaların tozunu alın. Tozlanan lamba, ışığın yüzde 50’sini yutar. 
18- Lamba alırken en yüksek lümen/watt oranını tercih edin. Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde, daha yüksek güçlü ama tek bir lamba kullanın. 
19- Duvar, tavan ve mobilyaların açık renk olması enerji tasarrufunuzu artırır.

Buzdolabı

20- Buzdolabınızı fırın ve diğer ısı kaynaklarından uzak tutun. Bunu yapmazsanız, buzdolabınız serin kalmak için daha çok çalışır. Dolayısıyla daha çok enerji sarf eder. 
21- Buzdolabındaki koruyucuların kalınlığının artması, içindekileri serin tutmak için daha çok çalışmasını gerektirir. Bu nedenle gıdaların fazla olan paketlerini çıkarın. 
22- Derin dondurucudan çıkaracağınız malzemeyi bir gün önceden alarak buzdolabınızda çözülmeye bırakın. Bu malzeme, dolaba soğukluk vereceği için, buzdolabınızın daha az enerji harcamasını sağlarsınız. 
23- Buzdolabınızdaki buz kalınlığının 5 mm'yi geçmemesine dikkat edin. Biriken buzlar, buzdolabınızın daha çok çalışmasına sebep olur. 
24- Buzdolabının kapağını mümkün olduğu kadar az açın ve kapağı uzun süre açık tutmayın. 
25- Buzdolabına sıcak malzeme koymayın. Çünkü sıcak yemek koyduğunuzd,a buzdolabınız, ısıyı uzaklaştırmak için daha uzun süre çalışıp, daha fazla enerji tüketecektir. 
26- Sıvı yiyeceklerin üzerini kapatın. Kapatılmazsa dolabın içindeki nem oranı artar ve kompresörün daha fazla çalışmasına neden olur.

Ocak ve fırın

27- Çok gerekli değilse ön ısıtma yapmayın. Yapacaksanız da 10 dakikayı geçirmeyin. 
28- Aynı anda birden fazla yiyecek pişirin. Enerjiden en az yüzde 50 tasarruf sağlarsınız. 
29- Fırın kapağını her açtığınızda yüzde 20 oranında ısı kaybı olur. Kapağı açmamaya özen gösterin. 
30- Mikro dalga fırınlarda pişirme 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşir. Bu nedenle geleneksel fırınlara göre yüzde 50 az elektrik harcarlar. Az yemek pişirecekseniz mikrodalga, çok yemek pişirecekseniz fırını kullanın.

Çamaşır makinesi

33- Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık veya soğuk suyla yıkama yapın. Durulama içinse soğuk suyu tercih edin. 
34- Önden yüklemeli makineler, üstten yüklemeli makinelere göre daha az enerji tüketirler. 
35- Çamaşırlar çok kirli olmadıkça ön yıkama yapmayın. 
36- Çamaşır makinenizi, tam dolmadan çalıştırmayın. 
37- Çamaşırlarınızı yıkarken sıcak su yerine ılık su kullanın. Makine elektrik enerjisinin yüzde 90’ını suyu ısıtmada harcar.

Bulaşık makinesi

38- Ön durulama yapmayın. Sıcak su yerine soğuk su kullanın. 
39- Bulaşıkların yıkanması için 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. 
40 - Makinenizi tam doldurmadan çalıştırmayın.

Elektrik süpürgesi ve saç kurutma makinesi

41- Elektrik süpürgesinin torbasını sık sık boşaltın. Böyle yaparak süpürgenin emme gücünü yükseltirsiniz. 
42- Eskimiş fırçaları yenileyin. 
43- Yılda en az bir kez motor bölümünün açılıp toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekir. 
44- Saç kurutma makinesi 10 dakika çalıştığında, 60 watt'lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer bir elektrik tüketir.

Televizyon, bilgisayar, yazıcı, video, CD gösterici, radyo

45- Kullanmadığınız zaman boşa enerji harcamamak için bilgisayarınızı kapatın ve fişi çekin. 
46- TV'ler, videolar, CD göstericiler, kablosuz telefonlar, alarmlar ‘stand-by’ modunda enerji tüketmeye devam ederler. ‘Sızıntı’ denilen bu enerji tüketimi, aletin kendi enerjisinin yaklaşık yüzde 5’i kadardır. Aletleri ‘stand-by’ modunda tutmayın. 
47- Küçük ekranlı televizyonlar, büyük ekranlılara göre daha az elektrik enerjisi tüketirler. 
48- Ses düzeyini düşük tutarsanız, daha az elektrik enerjisi tüketirsiniz.

Su tasarrufu

49- Meyve ve sebzeleri, sürekli akan suda yıkamayın. Önce, su dolu bir kapta çamurlarını ve tozlarını atmaları için bekletin. İkinci kap suyla, son durulamasını yapın. Dört kişilik bir aile, bu yöntemle yılda ortalama 18 ton su tasarruf edebilir. 
50- Bulaşıklarınızı elde değil, makinede yıkayın. Dört kişilik bir ailenin günlük bulaşığını elde yıkarsanız, ortalama 84-126 litre su harcarsınız. Bulaşık makinesi, aynı bulaşığı sadece 12 litre suyla yıkar. Bu da bir yılda ortalama 26-40 ton su tasarruf ettiğiniz anlamına gelir. 
51- Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın. Kullanmadığımız halde açık bıraktığımız su gideri, yılda kişi başı ortalama 12 tondur. 
52- Daha kısa duş alın. Beş dakikalık duşta ortalama 60 litre su harcarsınız. 
53- Gereksiz yere sifon çekmeyin. Tuvaleti çöp olarak kullanmayın. Sifonu günde amacı dışında bir kez çekmeniz, yılda dört ton suyu boşuna harcamanız anlamına gelir. 1.5 litrelik bir pet şişeyi suyla doldurarak sifonunuzun içine yerleştirin. Sifonu çektiğinizde, şişenin içindeki su yerinde kalacağından, her seferinde 1.5 litre tasarruf edersiniz. Sadece bu basit yöntemle bile yılda 2 ton su kurtarabilirsiniz. 
54- Duş başlığınızı değiştirin. Suyu daha iyi bir şekilde püskürten ekonomik duş başlıklarından alın. 
55- Muslukları tamir ettirin, su kaçırmadığından emin olun. Saniyede bir damlayan musluk, yılda 1 ton su harcar. Su kaçaklarını engelleyin. 
56- Bir çamaşır makinesi, tek bir çalıştırmada 176 litre su harcar. Makinenizi haftada bir kez bile az çalıştırmanız, yılda 9 ton su tasarrufu anlamına gelir.

Ucuz tatil

57- Ucuz uçak bileti bulmanın birinci ve değişmez kuralı, en az üç ay öncesinden bileti almak. Uçak doldukça ve zaman azaldıkça bilet fiyatları yükseliyor. 
58- Promosyonları takip edin. 
59- Havayolları şirketlerinin internet sitelerine üye olun. İndirimlerden haberiniz olsun. 
60- Kış mevsiminde, Sevgiler Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, 23 Nisan Çocuk Bayramı gibi özel günlerde uçmak daha ucuz. 
61- Yaz sezonunda seyahat ediyorsanız, az tercih edilen gün ve saatleri seçin. Hafta içi sabah ve gece yarısı biletleri daha ucuz oluyor. 
62- Yurtdışı seyahatine çıkacaksanız, Kasım ile Mart ayları arasını tercih edin. 
63- Yılbaşında uçacaksanız, bileti aylar öncesinden alın. 
64- Çok sık uçuyorsanız, mutlaka havayolu şirketlerinin mil puan kazandıran kartlarından edinin. 
65- Bayram dönemlerinde uçacaksanız, dört-beş havayolu şirketini karşılaştırarak bilet satın alın. Yolcu kapmak için en yoğun promosyonlar bu dönemde yapılıyor. 
66- Yaz sezonunda, biletinizi gidiş-dönüş alın. Garanti yolcu olduğunuz için daha ucuza bilet alabiliyorsunuz. 
67- Atatürk Havaalanı değil de Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan kalkan ve seferleri tercih ederseniz, yine daha ucuza uçarsınız. 
68 - Türkiye’de bir haftalık tatil yapmak istiyorsanız, tatilinizi yurtdışı seyahat acenteleri üzerinden organize edin. Yurtdışı fiyatları daha ucuz. 
69- Tek başınıza seyahat etmek her zaman daha pahalı, turlara katılın. 
70- Bir seyahat şirketinde arkadaşınız olsun, çalışan indiriminden yararlanın. Arkadaşınız yoksa edinin.

Eğlence

71- Arkadaşlarınızla kalabalık bir grup olarak dışarı çıkıyorsanız, gideceğiniz restorandan ya da gece kulübünden grup indirimi isteyin. 
72- Gece eve dönerken, taksi şoförüyle, taksimetreyi gündüz tarifesinden açması için pazarlık yapın. Çoğu kabul ediyor. 
73- Herkesin gittiği favori mekânlar yerine yeni açılan mekânları tercih edin. Yenilerde fiyatlar her zaman daha ucuzdur. 
74- Daha tasarruflu olmak istiyorsanız, en iyisi dışarı çıkmayın. Evde vereceğiniz partiler, dışarı çıkmaktan daha az maliyetli olur. Hem ev sahibi olarak partinin yıldızı olursunuz hem şu sıralar ev partileri çok moda. 
75- Hedef kitlesi özellikle gençler olan, örneğin GSM operatörlerinin, giyim ve yiyecek, içecek markalarının hediye kampanyalarını takip edin. Konserler için bedava bilet dağıtıyorlar.

Tempo 
Semra PELEK


 

Günde 10 Milyon Ekmek Çöpe Gidiyor

Bursa Ekmek ve Besin Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye (BESAŞ) göre, Türkiye'de günde 5 ile 10 milyon arasında 200 gramlık ekmek israf ediliyor. BESAŞ'tan alınan bilgiye göre, 200 gram ağırlık esas alınarak günde 120 milyonun üzerinde ekmek üretiliyor.

Bu ekmeklerin 5 ile 10 milyonu fırınlarda, lokantalarda, öğrenci yemekhanelerinde, evlerde israf ediliyor. İsrafta, ekmeğin bayatlaması ilk sıralarda geliyor.

Uygun koşullarda saklanmayıp bayatlayan ekmekleri yeniden değerlendirmek için önerilerde bulunan BESAŞ yetkilileri, ekmeğin buzdolabında ya da ekmek kutusunda saklanması gerektiğini belirtiyor.

Ekmeğin içindeki nem kaybını önleyerek daha uzun süre taze kalmasını sağlamak için iyice sararak saklamayı tavsiye eden BESAŞ yetkilileri, şu önerilerde bulundu:

''Sarmanın en iyi yolu da havayı içinde az tutan saklama poşetleri ve streç filmdir. Bayat ekmeği değerlendirmenin bilinen en basit yolu, galeta unu haline getirmektir. Bunun için bayatlayan ekmek, fırında ya da açıkta bekleterek kıtırlaştırılmalı ve ardından öğütülmelidir. Bu, köfte yaparken harca katılabilir.

Bayat ekmek, küp küp kesilip kıtırlaştırdıktan sonra çorbaların içine de katılabilir. Küp halinde kesilmiş bayat ekmek parçaları, tavada eritilmiş sıvı yağ ve tereyağı karışımına kuru nane, kırmızı toz biberle bir süre pişirilerek çorbalık yapılabilir.

Bayat ekmekler yumuşatılmak istenirse, dilimleri bir kevgire konur. Kevgir su dolu bir tencerenin üzerine oturtulup üzeri kapatılır. Su kaynadıkça oluşan buharla ekmek nemlendirilip yumuşatılarak taze hale getirilir.''
http://www.haber365.com/Haber/Gunde_10_Milyon_Ekmek_Cope_Gidiyor/ alınmıştır.

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Hayat kurtaran işaretler 

image001Kalp krizinin habercisi 7 İŞARETE dikkat! Göğüs, sırt, sol kol ve karın ağrısı; nefes darlığı, çabuk yorulma ile bayılma şikâyetlerinden birinin dahi görülmesi acile gitmek için yeterli 

Artan hava sıcaklıkları kalp krizini de tetikliyor. Kalp krizine karşı uyanık olmak gerektiğini söyleyen kriz belirtisi 7 işarete dikkat çekiyor. Bunları; göğüs ağrısı, sırt ağrısı, sol kol ağrısı, karın bölgesinde ağrı, nefes darlığı, çabuk yorulma ve bayılma olarak sıralayan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sabri Demircan, hangi belirtilerin hangi kalp hastalığını gösterdiğini şöyle anlatıyor? 
Ritm bozuklukları: Nefes darlığı, baş dönmesi, çarpıntı, bayılma, halsizlik, göğüs ağrısı, çabuk yorulma. 

Nefes darlığı: Kalp yetersizliği, kalpdamar hastalıkları, ritm bozuklukları, kalp kapak hastalıkları, hipertansiyon, KOAH, akciğere pıhtı atması, astım atağı, kansızlık, zehirli guatr, panik atak. 

Çarpıntı: Ritm bozuklukları, kalp yetersizliği, kalp kapak hastalıkları, hipertansiyon, ateş, ilaçlar, kansızlık, zehirli guatr, kan şekerinde düşme (hipoglisemi), panik atak. 
Bayılma: Kan basıncının düşmesi, ritm bozukluğu, aort darlığı, kalp tümörleri, geçici felç, sara, migren, akciğere pıhtı atması. 

GÖĞÜS AĞRISI KRİZİN BELİRTİSİ 

KALP krizinde göğüs, kol ve sırt ağrısı ön plana çıkıyor. Ayak veya karında şişme, öksürük ve dudaklarda morarma ise kalp yetersizliğinin işareti olabiliyor. Göğüs ağrısının belirti şu hastalıkları gösterebiliyor: Kalp damar hastalıkları-kalp krizi, aort damarının yırtılması, kalp zarının iltihabı, kontrolsüz hipertansiyon, ritm bozuklukları, aort darlığı, akciğere pıhtı atması, akciğer enfeksiyonu, reflü, boyun fıtığı ve panik atak. 

http://www.takvim.com.tr/Yasam/2014/07/02/hayat-kurtaran-isaretler alınmıştır 


 

Sahura mutlaka kalkın! 

Ramazan bu gece başlıyor. 2014 Ramazan Ayı'nın ilk orucu için bu gece sahura kalkılacak. 

Trabzon Özel Yıldızlıgüven Hastanesi Diyetisyeni Erden Abdüsselam, Ramazan’da beslenme hakkında uyarılarda bulunarak, “Sağlığımızdaki en önemli unsur olan beslenmeye bu dönem içerisinde bir kat daha fazla dikkat etmemiz gerekir” dedi.  

11 ay boyunca dur durak bilmeden sürekli çalışan sindirim sistemini dinlendirmek ve yenilenmesini sağlamak açısından orucun önem arz ettiğini belirten Abdüsselam ”Ramazan ayı dini açıdan önemli ve değerli bir ay olmakla beraber sağlık açısından önemli bir zamanı temsil etmektedir. 11 ay boyunca dur durak bilmeden sürekli çalışan sindirim sistemini dinlendirmek ve yenilenmesini sağlamak açısından önem arz etmektedir. Bu amacı yerine getirebilmek için sağlığımızdaki en önemli unsur olan beslenmeye bu dönem içerisinde bir kat daha fazla dikkat etmemiz gerekir” dedi.



Ramazanda beslenme yönünde ne yapmalıyız? 

Sahurda sindirim sistemini yormayacak besinler tüketilmesi gerektiğine işaret eden Abdüsselam, “Mutlaka sahur yapılmalı. Sindirim sistemini yormayacak ancak gün içerisinde gerekli olacak olan enerji, protein, vitamin ve minerallerin büyük bir kısmını karşılayabilecek besinleri tüketmemiz gerekir. 

Protein bir kısmını ve kalsiyumu önemli bir kısmını karşılamak için süt-yoğurt gurubundan 1 su bardağı kadar peynir grubundan 1-2 kibrit kutusu kadar mutlaka bulunmalı, vitamin-mineral desteğini sağlamak için 1-2 tatlı kaşığı kadar yağ eklenmiş salata ve 1-2 porsiyon kadar meyve bulunmalı, meyve günlük harcanacak olan enerjinin bir kısmını karşılamak amaçlı tüketmenizde yarar var, enerji ve enerji döngüsü için gerekli olan B grubu vitaminlerini karşılamak amaçlı ekmek grubundan 3-4 porsiyon kadar bulunmalı. Kişinin yapısına, fiziksel özelliklerine, günlük harcadığı enerjiye bağlı olarak porsiyon ölçüleri değişmekle birlikte bu kriterler doğrultusunda sahuru yaptığınızda gün içerisinde problem yaşama olasılığını azaltmış ve sindirim sistemine fazla yüklenmemiş olursunuz” diye konuştu.

İftara hafif gıdalarla başlayın 

İftara hafif gıdalarla başlanılması tavsiyesinde bulunan Abdüsselam, ”Ramazanda sahurdan iftara kadar su dahil herhangi bir besin alınmadığı için mide uzun süre çalışmamaktadır. Özellikle yaz aylarında bu süre daha da uzamaktadır. Hafif gıdalarla başlamak gerekir bunlarda hurma ya da zeytin olabilir. Birkaç dakika bekledikten sonra yemeğe çorbayla devam etmek en uygunudur. Çorbayı yavaş bir şekilde içmek uzun süre çalışmadan duran mideyi rahatsız etmez ve yormaz. Çorbayı tükettikten 10-15 dk. sonra diğer besinlere devam etmek hem tokluk hissinin uyarılmasına sebep olarak gereğinden fazla tüketimi engeller hem de uzun süreli açlıktan sonra mideye fazla yüklenme olmaz” şeklinde konuştu.  

İftarda bulunması gereken besinleri sıralayan Abdüsselam, ”İftarda bulunması gerekenler; 1-2 köfte kadar et, 1 porsiyon sebze yemeği, 1-2 tatlı kaşığı yağ eklenmiş salta, 6-7 porsiyon ekmek gurubundan bulunmalı. Kişinin yapısına, fiziksel özelliklerine, günlük harcadığı enerjiye bağlı olarak porsiyon ölçüleri değişmekle birlikte bu kriterler doğrultusunda iftarı yaptığınızda gün içerisinde problem yaşama olasılığını azaltmış olursunuz ve sindirim sistemine fazla yüklenmemiş olursunuz. İftardan sonra yatmadan 1-2 saat önce 1-2 porsiyon kadar meyve ve 1 su bardağı kadar süt-yoğurt grubunu içeren bir öğün tüketmeniz hem gün içerisinde alamadığınız enerji, protein, vitamin ve minerallerin geri kalan kısmını karşılamak amaçlı yardımcı olur" ifadelerini kullandı.



Bol su tüketin 

İftar ve sahur arasında 2-2,5 litre su tüketilmesi tavsiyesinde bulunan Abdüsselam, ”Ramazan'da en önemli sorunlardan bir tanesi de sudur. Gün içerisinde bir şey tüketilmemesi ve Ramazan'ın yaz dönemine rast gelmesiyle birlikte bu önem bir kat daha artmaktadır. Bu nedenle iftarla sahur arasında olabildiğince 2-2,5 lt civarında su tüketimine özen gösterilmeli, bu miktar günlük terleme göz önünde bulundurularak arttırılabilir. Su tüketimi açısından zamanın kısıtlı olması ve terlemenin yüksek olma ihtimalinden dolayı kabızlık problemleriyle karşı karşıya kalabilirsiniz, bununla karşılaşmamak için sahur ve iftarda salatanın ve iftarda mutlaka sebze yemeğinin bulunması gerekir” dedi. 

http://www.haber61.net/sahura-mutlaka-kalkin-183954h.htm alınmıştır 


 

Harvard'daki Türk Profesörden ürküten kehanet 

image004Dünya'nın en ünlü üniversitesi Harvard'da Genetik Bölümü Başkanı olan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, 4 hastalığın savaştan bile beter olduğunu açıkladı. İşte o hastalıklar.

 

Dünyaca ünlü bilim adamı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'den ürküten bir kehanet geldi. Hotamışlıgil 4 hastalık saydı; Kalp, kanser, diyabet, obezite ve solunum hastalıkları. “Bir sonraki nesilde bu hastalıklarda patlama olacak” dedi.

Türkiye için de uyarı yapan ünlü Profesör "Genetiğimiz çok uygun orada fokurdayan bir durum var" diyerek en kritik hastalıkları sıraladı.

Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, genetik hastalıklar ve obezitenin insanlığın geleceğine tehdit eden en önemli sorun olduğunu söyledi.

Prof. Hotamışlıgil, "Böyle giderse önümüzdeki 25 yılda dünyadaki toplam milli gelirin en az yarısının bu hastalıkların tedavi için ayrılması gerekecek" tespitini yaptı.

BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR

Kısa süre önce, Metabolik Hastalıklar alanındaki buluşlarıyla, 9. Danone Uluslararası Beslenme Ödülü'nü kazanan Prof. Hotamışlıgil, Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Vakfı'nın (SÜGAV) beslenme zirvesine katılmak için Türkiye'deydi. Bugün Gazetesi'ne konuşan Hotamışlıgil Türkiye için de kritik uyarılar yaptı.

Dünyanın temel bilimlerde çok ilerlediğini söyleyen Hotamışlıgil, aynı gelişmenin beslenme alanında olmadığını söyleyerek, "Günümüzde beslenme konusu, en fazla bilgi kirliliğinin olduğu alan. Bizim çalışmalarımız temel bilimlerdeki ilerlemeyi beslenme alanına da getirebilmek üzerine" dedi.

ÇOK AZINI BİLİYORUZ

Beslenme konusundaki mevcut bilgilerin sadece, 'şunu ye, bunu yeme' düzeyinde kaldığı tespitini yapan Hotamışlıgil, şöyle devam etti:

-"Oysa beslenme, hem sağlık hem hastalık için dünyadaki en önemli araçlardan biri. İçerisinde en çok çeşitlilik ve zenginlik bulunduran maddeler var gıdada ama biz bunun çok azını biliyoruz. Burada önemli bir fırsatı kaçırıyoruz. Genetik bilimi ile beslenme daha fazla temas etmeli."

Savaştan beter 4 hastalık

Kalp, kanser, diyabet, solunum ve obeziteyi dünyayı tehdit eden en önemli sorun olarak nitelendiren Hotamışlıgil, bu meselenin savaş, küresel ısınma, açlık veya susuzluk kadar önemli olduğunu söyledi. Hotamışlıgil, şunları söyledi:

-"Bu kronik hastalıkları yok edebilmek için bütün dünya kaynaklarını tüketmek gerekiyor. Önümüzdeki 25 yılda bu hastalıklarla mücadele için dünyanın toplam gelirinin yüzde 50'si kadar bütçe ayırmak gerekecek. Böyle bir kaynak olmadığı için de, yüz milyonlarca insan hastalanacak ancak tedavi edilemeyecek."

Türkiye'de hastalıklar patlayacak

Türkiye'nin durumunu da değerlendiren Gökhan Hotamışlıgil, ülkedeki kronik hastalık ivmesinin çok hızlı arttığına işaret etti. Genç nüfusta bu riskin çok anlaşılamadığını vurgulayan Hotamışlıgil, Türkiye ile ilgili önemli uyarılar yaptı:

-"Tedbir alınmazsa bir sonraki nesilde obezite ve kronik hastalıklar patlayacak. Bizim genetiğimizde kalp hastalıkları, diabet ve obezite riski çok yüksek. Orada fokurdayan bir durum var."

Hotamışlıgil, "Aileden, devlete; sivil kuruluşlardan üniversitelere herkesin bu işin içinde olması gerekiyor. Önce hasta olunur sonra hastalık tedavi edilir zihniyeti var. Halk Sağlığı okulumuz yok. Kamu sağlığı kuruluşu yok. Bunlara doğru kayış olmalı" ifadesini kullandı.

Koruyucu hekimler kritik

Kronik hastalıklarla mücadele için koruyucu ve önleyici hekimliği kitleye yaymaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Hotamışlıgil, bunun yolunun da doğru ve bilimsel beslenmeden geçtiğini ifade etti. Önümüzdeki 25 senede beslenme biliminde büyük dönüşüme ihtiyaç olduğunu söyleyen Hotamışlıgil, "Beslenmede yeni bir çağ açmak şart" dedi.

GENLERİMİZ DEĞİŞTİ Mİ?

Kronik rahatsızlıkların normalde genetik yoluyla geçtiğini söyleyen Hotamışlıgil, şu bilgileri verdi: "Genlerimizle değişti mi diye düşünürken artık genlerin alışkanlıklardan etkilendiğini tespit ettik. Mesela genlerde olmasa bile kilo almış bir annenin çocuğunun kilolu olma ihtimali çok yüksek. İnsanın deneyimi bir sonraki nesle kodlanabiliyor. Bunu beslenmeyle çözmeye çalışıyoruz."

http://www.milliyet.com.tr/harward-daki-turk-profesorden/gundem/detay/1879806/default.htm  


 

  image006

Su içiminin doğru zamanlaması...çok önemli

Correct timing to take water....very important

Su içiminin doğru zamanlaması bedenimizin etkinliğini en üst düzeye çıkarır - Correct timing to take

water will maximize its effectiveness to Human body.



2 bardak su-Two (02) glasses of water - uyandıktan sonra-After waking up -iç organları uyandırır

( etkinleşmesine yardımcı olur )- Helps activate internal organs

1 bardak su-One (01) glass of water  - yemeklerden 30 dakika önce-30 minutes before meal - sindirime yardımcı

olur-Help digestion

image007

1 bardak su-One (01) glass of water - banyodan önce -Before taking a bath - tansiyona yardımcı olur-Helps lower

blood pressure

1 bardak su-One (01) glass of water - uykudan önce-Before sleep  - kalp krizinden , inmeden korunmak için-To

avoid stroke or heart attack

 


 

2010  ege üniversitesi

El kitabı



SAĞLIK:

  1. Çok su için.
  2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi yiyin.
  3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
  4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy

(enerji, heyecan ve duygu paylaşımı).

  1. Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.
  2. Daha çok oyun oynayın.
  3. 2009'da okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun .
  4. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.
  5. 7 saat uyuyun.
  6. Her gün 10 - 30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin.

KİŞİLİK:

  1. Hayatınızı başkalarınınki ile karşılaştırmayın.


Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin yok.

  1. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın.


Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın.

  1. Kendinizi fazla abartmayın; sınırlarınızı bilin.
  2. Kendinizi çok da ciddiye almayın; kimse yapmıyor.
  3. Kıymetli enerjini gevezelikle, dedikoduyla boşa harcama.
  4. Uyanık iken daha fazla hayal kurun.
  5. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır.

İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.

  1. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını hatırlatmayın.


Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.

  1. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
  2. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
  3. Senden başka hiç kimse senin mutluluğundan sorumlu değildir.
  4. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın.


Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği

eğitim programının bir parçasıdır.

  1. Daha fazla gülümseyin ve gülün.
  2. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz.

Aynı fikirde olmamak için anlaşın.

SOSYAL YAŞANTI:

  1. Ailenizi sık arayın.
  2. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin.
  3. Herkesi herşey için affedin.
  4. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
  5. Hergün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1 kişiye "GÜNAYDIN" deyin.
  6. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni ilgilendirmez.
  7. Hasta olduğun zaman işin sana bakmamalı. Arkadaşların bakmalı.


Onlarla temasta olun.

HAYAT:

  1. Doğru şeyi yapın!
  2. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan herşeyden uzak durun.
  3. Tanrı herşeyi iyileştirir.
  4. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.
  5. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve ortaya çıkın.
  6. En iyisine henüz sıra gelmedi.
  7. Sabah canlı olarak uyandığınız zaman, bunun için tanrıya şükredin.
  8. Maneviyatınız daima mutludur. Öyleyse mutlu olun.

    SONUNCU ANCAK ÖNEMLİ:
  9. Lütfen bu dilekleri önemli saydığınız herkese iletin.

 

Uykusuzluk nelere yol açıyor? 

image002Uykusuzluk nelere yol açıyor?

Uykusuzluğun, karar alırken kişileri aşırı iyimser ve risk almaya daha eğilimli hale getirebildiği ortaya çıktı.

"Neuroscience" dergisinde yayımlanan, Amerikalı bilim adamlarının yaptığı araştırmaya ortalama 22 yaşındaki sağlıklı kişiler katıldı.

Katılımcılardan iyi uyudukları bir geceden sonra ekonomik nitelikli bazı kararlar almaları istendi. Bir gece uykusuz bırakılan katılımcılardan tekrar karar almalarını isteyen bilim adamları bu kişilerin MR görüntülerini inceledi.

Uykusuz kaldıklarında beynin olumlu sezgilerden sorumlu bölümlerinin daha yoğun, olumsuz sezgilerden sorumlu bölümlerinse daha az faaliyete geçtiği belirlendi.

Duke Üniversitesinden bilim adamları, uykusuz kalan katılımcıların para kazancına daha fazla, kayıpları azaltmaya ise daha az eğilim gösterdiğini belirtti.

Bilim adamları, belli bir saatten sonra kumarhaneye gelen müşterilerinin her şeyi kaybedene kadar kumar oynamaya devam ettiğinin kumarhane yöneticileri tarafından çok iyi bilindiğini, araştırmanın da bu olguya

bilimsel unsurlar getirdiğine dikkati çekti.

http://www.veteknoloji.com/uykusuzluk-nelere-yol-aciyor-39728--.html alınmıştır


 

Kronik yorgunluğa karşı 10 öneri 

image002İş yoğunluğu, koşuşturmalı büyük şehir yaşamı ve mevsim geçişi derken günlük tempomuzu düşüren kronik yorgunluk özellikle kadınları olumsuz etkiliyor. Yorgunluğunuzu azaltmanın ise 10 yolu var.

Yorgunluğun pek çok sebebi olabilir. Kansızlık, enfeksiyonlar, karaciğer, kalp ve böbrek yetmezlikleri, vitamin ve mineral eksiklikleri, metabolik bozukluklar (hipoglisemi), hormonal problemler (Hipotiroidi, böbrek üstü bezi yetmezliği), kanser gibi ciddi sağlık sorunlarında yorgunluk bazen ilk işaret. 

Yorgunluk, tekrarlayan ve uzun süren stresin, uyku problemlerinin, depresyon ve diğer bazı psikolojik sorunların sonucunda da oluşabilir. Diyetisyen Yeşim Çelik, alkol ve sigara kullanımının yorgunluktan korunmak için kullanılan uyarıcılar ve bazı ilaçların ve daha da önemlisi beslenme yanlışlarının yorgunluğun başlıca nedenlerinden olduğunu söylüyor. Çelik yeterli ve dengeli beslenmenin yorgunluğu önlemenin en önemli yollarından birisi olduğunu da vurguluyor.
Yorgunluğun temel nedeni demir eksikliğine bağlı kansızlık. Kadınlar da daha sık gözlenen kansızlığı önlemek için haftanın belirli günlerinde demir içeriği yüksek olan yumurta tüketilmeli. Haftada 2-3 kez kırmızı etin yanında mutlaka demirin vücut tarafından kullanımını artıran C vitamini içeren sebze ve meyvelerin tüketilmesine özen gösterilmeli.


Çok koyu çay ve kahve tüketimi demir emilimini azalttığı için yemekten hemen sonra tüketilmesi önerilmiyor. Kuru meyvelerin demir içeriği yüksek. Ara öğünlerde kan şekerinin dengelemesi açısından tüketilmesi önemli.
Yorgunluğunuzu azaltmak için;
1.  Öğün atlamamaya özen gösterin.
2.  Az ve sık yiyin.
3.  Beyaz rafine dilmiş tahıllar yerine; tam buğdaylı, çavdarlı, yulaflı ve kepekli rafine edilmemiş tahılları ve besinleri tercih edin.
4.  Gün içerisinde 8-10 bardak su içmeye özen gösterin.
5. Spor yapıyorsanız ya da çok kalori sarf edip terliyorsanız soda ve taze sıkılmış meyve suları tüketin.
6.  Yağlı besinlerden mümkün olduğunca uzak durun.
7.  Özellikle akşam yemeklerini sebze ağırlıklı olmasına dikkat edin.
8.  Alkol tüketimini mümkün olduğunca azaltın.
9.  Kızartmalardan uzak durun, bunların yerine fırında haşlama, buğulama tercih edin.
10.  Kendinizi yorgun hissettiğinizde muz, çilek veya kivi tüketin.


 

9 basit ipucuyla hafızanızı geliştirin 

Günlük hayatın yoğun temposu, küçük hafıza sorunlarına sebep olabiliyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, 9 basit ipucuyla hafızayı canlı tutmanın yöntemlerini paylaşıyor.

İpucu 1: Anahtarlık, gözlük gibi yerini hatırlamakta zorlandığınız nesneler için, kullanmadığınız zamanlarda koymak üzere bir yer belirleyin.

İpucu 2: Not alın. Telefon numaraları veya randevuları hatırlamakta zorlanıyorsanız, bunları listeleyerek görebileceğiniz bir yere asın.  Listeniz önemli görevlerinizi size hatırlatacaktır.

İpucu 3: Yüksek sesle kelimeler söyleyin. Örneğin kendi kendinize "Ocağı kapattım" deyin. Bu size daha sonra ocağı kapatıp kapatmadığınızı hatırlatır. Bu yöntem insanlarla tanışırken de isimlerini hatırlama konusunda faydalı olur.

İpucu 4: Hafıza yardımcılarını kullanın. Cep telefonunun anımsatıcılarını, kol saatinin alarmını, ses kaydedicileri kullanabilirsiniz.

İpucu 5: Görsel imgelerden faydalanın. Bir kişinin ismi gibi yeni bir bilgi öğrendiğinizde aklınızda bir görüntü oluşturun. Bu görüntüler, bilginin unutulmasını önlemeye yardımcı olur.

İpucu 6: Anımsatıcıları gruplayarak kullanın. Anımsatıcılar hatırlamakta kullanılan bir tekniktir. Örneğin; listeleri, isimleri bir kısaltma haline getirin ve böyle ezberleyin. Başka bir anımsatıcı tekniği de bir akrostiştir. Hatırlamak istediğiniz her öğenin ilk harfini kullanarak akrostiş yaratabilirsiniz. Tekerlemeler veya hatırlanması gereken her öğeyi bağlayan hikâyeler yararlı olur.

İpucu 7: Konsantre olun ve rahatlayın. Birçok çevresel etken, dikkatinizi dağıtabilir. Bir şey hatırlamak istediğinizde, hatırlanması gereken öğeler üzerinde konsantre olun. Yeni bir bilgi öğrenirken o bilgiye yoğunlaşın ve dikkat dağıtıcı faktörleri önleyin. Anksiyete ve stres de hatırlamayı engeller. Derin nefes alma ya da kas gevşetici egzersizleri gibi rahatlama tekniklerini öğrenin.

İpucu 8: Uykunuzu alın. Uyku esnasında beyin yeni bilgileri pekiştirir. Araştırmalar, iyi bir gece uykusunun ardından daha önce öğrenilen bilgilerin daha iyi hatırlandığını gösteriyor.

İpucu 9: Hatırlama güçlükleri yaşadığınızdan şüpheleniyorsanız, doktorunuza danışın. Depresyon, işitme veya görme kaybı, tiroid fonksiyon bozukluğu, bazı ilaçlar, vitamin eksiklikleri ve stres, düzeltilebilir hafıza sorunlarına neden olabilir.

Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

http://saglik.milliyet.com.tr/9-basit-ipucuyla-hafizanizi-gelistirin/ruhsalsaglik/haberdetay/08.08.2011/1424117/default.htm alınmıştır

  


 

Sağlıklı Dişler İçin 8 Öneri 

Güzel ve sağlıklı dişlerin sırrı ufak püf noktalarında gizlidir. Çok fazla zaman ve para harcamadan da dişlerinizi mükemmel bir duruma getirebilirsiniz!

  1. Sadece dişinizi değil dilinizi ve damağınızı da hafifçe fırçalayın. Mikroplar bu bölgelerde de toplanmaktadır.

    2. Her yemekten sonra gargara yapmaya özen gösterin.

    3. Diş macununuzu belirli aralıklarla değiştirin. Çünkü vücudunuz aynı türe alışacak ve artık etkileri azalacaktır.

    4. Dişlerinizi sabah kahvaltıdan ve akşam yatağa yatmadan önce fırçalayın!

    5. Diş fırçanızı ayda 2-3 defa değiştirin.

    6. Kürdan diş etlerine zarar vereceği için diş ipi kullanımına dikkat edin.

    7. Yemeklerden sonra sakız çiğneyebilirsiniz. Sakız çiğnemez yumuşak plakların toplanmasını engeller ve toksin maddeleri emer. Ancak aynı sakızı 15 dakikadan fazla çiğnemeyin.

    8. Antibakteriyel gargara kullanabilirsiniz.

9.Herşeyden önce erken yaşlarda diş macunu ve diş fırçası kullanmayı alışkanlık haline getirin.

http://www.haber365.com/Haber/Saglikli_Disler_Icin_8_Oneri/ alınmıştır

İşleri gereği ekran başında 4 saatten çok daha fazlasını harcayanlar da var...

Ekran karşısında saatlerini harcayanlara Amerikan Üniversitesi'nin Kardiyoloji bölümünden kötü haber var. Yapılan araştırmanın gösterdiğine göre; günde 4 ya da daha fazla saat ekran başında oturan kişilerin kalp krizi geçirme ihtimali yüzde 113 artıyor. Bu artmayla beraber diğer insanlara göre hayata veda etme ihtimalleri de yüzde 50 fazlalaşıyor.



4 yıl süren araştırmada 4.500 İskoçyalı yetişkin incelenmiş. Ekran başında geçirdikleri vakitler sorulup 4 yıl boyunca sağlık kontrollerinden geçen katılımcılar için 4 yıl sonra bu sonuçlara varılmış. Tabii ki ekran başında vakit geçirmek denilince yalnızca bilgisayar değil buna televizyon da dahil.

Araştırma ekibinin lideri Emmanuel Stamatakis, sorunların aslında oturmayla da ilgili olabileceğine dikkat çekiyor. Stamatakis bunun önüne geçilebilmek için yapılan egzersizlerin de, uzun süreli ekran başında oturmanın verdiği zararı yok sayamayacağına dikkat çekiyor.

Midenizde ikinci bir beyin var!

Midenizde ikinci bir beyniniz var dersek ne dersiniz? 

Peki ya bu ikinci beyin modunuzu, geçirdiğiniz tüm hastalıkları, hatta verdiğiniz kararları etkiliyor desek? Yoksa siz bunların beyninizde gerçekleştiğini mi düşünüyordunuz?

Bu haberi yapmamıza neden olan kişi, ABD'deki Columbia Üniversitesi'nden Hücre Bilimi Profesörü Michael Gershon'un Psychology Today Dergisi'nin Aralık 2011 sayısına yaptığı açıklamalar... Orada da aynen söylendiği gibi kendisi bir çeşit mide ve bağırsak gurusu. Midemizin beyin gibi çalıştığını, kesinlikle ondan emir almadığını savunuyor. Aldığımız hayati kararları bile etkiliyormuş yediklerimiz. Bir buçuk İskender kebap üstü milyon dolarlık anlaşma yapmamalıyız mesela.

Michael Gershon diyor ki, "Midedeki beyin kafamızdakinden bağımsız çalışan bir organ, yani ikinci beyin." Gershon'un midedeki beynin keşfiyle ilgili çığır açan 50 yıllık bir çalışmanın devamı niteliğindeki araştırması, okuyanı hayrete düşürecek cinsten.

OTİZM BAĞLANTISI
Dr. Gershon, 100 milyon nöronun dizildiği ESS'nin (Enterik Sinir Sistemi, yani bağırsakların yönetim merkezini oluşturan nöronlar) kendi kendine çalıştığını gördü. Yemeği midedeki beyin hareket ettirip bağırsağa gönderiyordu. Dahası midenin beyne gönderdiği sinyaller mutluluk, stres, anı, hafıza, hatta karar verme mekanizmalarını etkiliyordu. "Midede kabaca tamir edilen düşünce bozukluğu ileride meydana gelecek büyük depresyonları önlüyor" diyor Gershon. "Otizmle ilgili araştırmalarsa devam ediyor." Yani otizm bile midedeki düzensizliklerle bağlantılı. Zira bazı araştırmacılar ve hatta aileler glütensiz ve süt proteini taşımayan besinlerin otizm semptomlarını azalttığını söylüyor.

YAĞLI YE, MUTSUZ OL!
UCLA (University of California LA) "Sinir Bilimleri Direktörü" Emeran Mayer, daha da ileri gidip "Sinir sistemi midede başlar. Bağırsak solucanlarının ilkel beynini oluşturan yapı ve bir memelinin beyni benzer sinir devrelerinden oluşur" diyor. Yani zaman içinde evrim geçirmiş bu devreler, insandaki merkezi sinir sisteminin içine dahil olmuş. Bu durumda midenin hayati bilgiler taşıması normal.
Beslenme uzmanı Giovanni Cizza'nın saptamaları da ilginç. "Yemek duyguları etkiler. Geleneksel bilgiler, çikolata, tatlı, peynir gibi yiyecekleri yeme isteğinin altındaki nedenin psikolojik olduğunu söyler. Mesela annenin pişirdiği kek kokusu hafızada yer eder." Cizza, gönüllüler üzerinde yapılan bir araştırmadan da bahsediyor. "Baygınken, yani ne yediğini bilmediği anda verilen aşırı yağlı gıdaların bile kişinin stresli uyanmasına neden olduğu görüldü" diyor. Aşırı stresli fareler de doğrudan yağlı ve enerji veren yemeklere yönelmiş.

LAKTİK ASİT MUCİZESİ
Mide – beyin güzergâhında tek çalışanlar, nöro hormonlar değil. Tahmini 100 trilyon bakteri bağırsakta yediklerimizi sindirmekten fazlasını yapıyor. Bakteriler bizimle birlikte evrim geçiriyor, ortak yaşamaya devam ediyorlar. Bu faydalı mikroorganizmalar aynı zamanda yedek DNA gibi çalışıyor. Kanadalı sinir uzmanı Jane Foster "Bu mide canlıları beslenme biçimimizle genetik kodlamamız arasındaki bir geçiş yolu gibi. Genetik, kişinin hangi gıdalara yatkın olduğunu belirler. Bu canlılar, o yatkınlığı bile değiştirebilirler" diyor. Foster'a göre mide bakterileriyle beynin iletişimi doğuşta başlıyor ve devam ediyor. Bağırsak canlılarının doğru yönlendirilmesi, strese bağlı davranış bozukluğundan boşaltım sorununa kadar her şeye iyi gelebilir. Yani bu bakterilerle aranızı iyi tutarsanız, örneğin kabızlığa kesin çözüm bulmuş olursunuz. Yeditepe Ü. Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Pata, "Obezite, ülser gibi birçok hastalığın tedavisinde buradan yeni tedavi yöntemleri geliştirilecek" diyor. Ama kendi bakterilerinizin huyunu suyunu öğrenmek için uzman hekimlere başvurmanız gerekiyor.

İrlandalı farmakoloji uzmanı John Cryan da "lactobacillus" adlı karbonhidrattan laktik asit üreten bir bakteriyle çalışıyor. Mesai arkadaşı öyle becerikli ki, yoğurt ve peynir de yapıyor. Cryan bu bakterinin farelerde anksiyeteyi azalttığını saptadı. 40 gönüllü hastaya yarı placebo yarı yararlı bakteri verildi. Öncesinde ve sonrasında beyin filmleri çekildi. Bakteri verilenlerdeki olumlu değişim açıkça ortadaydı.

"İştah yemekle gelir. Bir şeyi yedikçe devamı için mideyi teşvik edersin" derler ya, gerçekten öyle. Düşünün, nasıl beslenirseniz ona alışıp hep onu yemeye başlıyorsunuz. Fransız uzman Wim De Neys aslında bu yazıyı okuyan herkesin kafasındaki bir tilkiyi uyandırarak noktayı koyuyor: "Mideden yayılan sinyallerin kararlarınıza etkileri bilimsel olarak kanıtlanmaya başladı. Ama mide isimden kaybediyor!" Aynı şeyi düşündünüz değil mi? Kafa önemli; mide, bir organ işte. Artık atıştırırken bir kez daha düşünün!

Aysel Bozyel (Diyet ve beslenme uzmanı)
'Doğulular daha sinirli çünkü...'
Aysel Bozyel olayın tamamen sinir uçlarının uyarılmasıyla ilgili olduğunu söylüyor: "Yoğun acılı ve yağlı yemek mideye indiği anda beynin duyguları ölçen kısmı harekete geçer. Bu da depresyona neden olur. Bu yüzden Doğu ve Güneydoğulular daha sinirli ve gergindir. Akdenizliler kesinlikle daha mülayim çünkü sağlıklı besleniyorlar." Bozyel'in bir saptaması daha var: "Mesela Konyalılar yavaş hareket ederler çünkü çok fazla unlu gıda tüketiyorlar."

Prof. Dr. Cengiz Pata (Yeditepe Ü. Gastroenteroloji Bölüm Başkanı)
'Yeni tedavi yöntemleri çıkacak'
Pata, çalışmaların mide ve bağırsağın beyinden daha karmaşık sinir aksına; ghrelin, putrisin, seratonin gibi onlarca lokal salınıma sahip olduğunu söylüyor. "Depresyonun oluşumunda yeri olan Seratonin'in sadece yüzde 5'i beyinde salgılanıyor. Kalanı mide ve bağırsaklardan sentezleniyor" diyor.

http://www.veteknoloji.com/midenizde-ikinci-bir-beyin-var-47477--.html ALINMIŞTIR


 

Akciğer Kanserinin Yüzde 90 Nedeni Sigara 

Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) sorumlusu Dr. Dilek Çürük, Akciğer kanserinin yüzde 90 nedeninin sigara kullanımından kaynaklandığını belirterek, ''Sigara bütün organlarda kanser riskini arttırırken, hamile kadınlarda düşük ve bebek gelişiminde, geriliğe neden oluyor'' dedi.

Dr. Çürük, yaptığı açıklamada, KETEM'in 2010 yılında hizmete girdiğini, merkezin açıldığı günden bu yana binlerce vatandaşın sigarayı bırakmak için müracaat ettiğini söyledi.


Sigaranın insan sağlığına sayısız zararının bulunduğuna işaret eden Dr. Çürük, sigara kullanım yaşının da düştüğüne dikkati çekti.

Dr. Çürük, tütünle mücadele yasasının çıkması ile birlikte gençlerin sigaraya başlamamasının amaçlandığını belirterek, ''Anne ve babaların sigarayı bırakmasının gençlere örnek teşkil ediyor. Basında bu konuda önemli bir rol oynuyor. Gerek reklamlarda, gerekse de haberlerde gençlerin etkilendiğini görüyoruz. Sırf çocuklara örnek olmak adına hastanemize sigarayı bırakmak için müracaat eden aileler var. Sigarayı içen kadar yanında dumanına maruz kalanlar da zarar görüyor. İçenler kadar pasif içiciler de etkileniyor.'' uyarısında bulundu.

Dr. Dilek Çürük, Akciğer kanserinin yüzde 90 nedeninin sigara kullanımından kaynaklandığını belirterek, ''Sigara bütün organlarda kanser riskini arttırırken, hamile bayanlarda düşük ve bebek gelişiminde geriliğe neden oluyor'' dedi.

''Sigarayı bırakanların sayısında artış var''

Dr. Dilek Çürük, toplumun sigara konusunda daha da bilinçlendiğini, her geçen gün sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların sayısında artışın olduğuna da dikkati çekti.



Dr. Çürük, sigarayı bırakmak için kendilerine gelen hastaların tedavilerinde, ilk 6 ayı sigarayı bırakma denemesi, 6 aydan bir seneye ulaşan süreyi sigarayı bırakmayı sürdürme, bir seneden sonra ise sigarayı bıraktı olarak kabul ettiklerini söyledi.

Sağlık Bakanlığının da sigarayı bırakmak isteyenlere destek verdiğine de vurgu yapan Dr. Çürük, bakanlığın sigarayı bırakmayı düşünenler için de ilaç gönderdiğini ifade etti.

Kendilerine sigarayı bırakmak için son altı ayda başvuranların sayısında artış olduğuna da dikkati çeken Dr. Çürük, ''Sigarayı bırakmak için hazırlanan 6 aylık ve 1 yıllık programa katılıp ve bu süreyi tamamlayan hastalarımıza sertifika veriyoruz. Hastanemize başvuranlar arasında 60 kişi sigarayı tamamen bıraktı. Hastanemiz açıldığından bu yana yaklaşık 500 kişiye ilaç verdik. Bu hastalarımıza da 6 ay sonunda sertifikalarını vereceğiz'' diye konuştu.

''İstekli olanlar daha çabuk sigarayı bırakıyor''

Sigarayı bırakmak için başvuranlardan yüzde 60 oranında bir başarı sağlandığını da anlatan Dr. Çürük, sözlerine şöyle sürdürdü:

''Hastanemizi, sigarayı bırakanlardan ibaret düşünmemek gerek. Çünkü verilen bilgiler katlanarak diğer kişilere de ulaşıyor. Sigarayı bırakmak için gelenler ailesine ve çevresine de, bizim verdiğimiz bilgileri aktarıyor. Sigarayı bırakmak için gelen hastaların sayısının ilerleyen dönemlerde daha da artacağını umuyorum.

Buraya gelenlere sigaranın nasıl bırakılacağı konusunda bilgiler veriyoruz. Sigara bırakmadaki aşamalara nasıl yönlenmeleri gerektiğini anlatıyoruz. Kararlılıklarını ölçmeye, hastanemize istekli geldiklerini benimsetmeye, istekli olan hastalara da daha çok yardımcı olmaya çalışıyoruz. Daha sonraki aşamada ise ilaç tedavisi uyguluyoruz. Sigara bıraktıktan sonra atak yapabilen bir hastalık olduğu için hastalarımızla daha çok ilgileniyoruz. Eğer hasta ileri ki dönemlerde atak geçirirse, bunu nasıl engellenmesi gerektiğini de ilk başta anlatıyoruz. Sonra tedavisine başlıyoruz. Tedavi süresince sık aralıklarla kontrole çağırıyoruz.''

Sigarayı bırakmaktan dolayı ağız yaraları ve ağızda döküntülerin ortaya çıktığına da dikkati çeken Dr. Çürük, ''Özellikler 30-40 sene sigara içenlerde bu rahatsızlıklar meydana geliyor. Bu tür sıkıntılarda da yardımcı oluyoruz. Bu tür rahatsızlıkları olanlar, yeniden sigaraya başlamak istiyor. Bizde ilaç tedavisi ile hastaları tekrar sigaraya başlatmamak için destek oluyoruz'' dedi.

http://www.haber365.com/Haber/Akciger_Kanserinin_Yuzde_90_Nedeni_Sigara/ 


 

En ideal saat 06.00


İnsan vücudunun farklı saatlerde farklı gereksinimleri olduğunu biliyor muydunuz? Mesela çocuk yapmak için saat 06.00’yı bekleyin... Saatlere göre insan vücudunun durumunu ve gereksinimlerini sıralayan Alman uzmanlar, çocuk yapmak için en uygun saatin üreme hormonlarının etkin olduğu 06.00 olduğunu açıkladılar.

Bilimadamları, seksten beslenmeye, spordan hobi ve eğitime kadar insan için en uygun ve verimli saatleri yıllar süren araştırmalar sonucu ortaya çıkardılar. Saatlere göre insan vücudunun durumu ve gereksinimleri şöyle sıralanıyor: 

01.00: Kan ve idrardaki ürik asit bu saatte doruğa çıkar. Gut hastaları en yoğun ağrıları bu saatte çekerler.

02.00: Mesanenin işlevini sınırlayan Vasopressin hormonu devreye girerek, gece yarısı sık sık tuvalet ihtiyacının ortaya çıkmasını engeller. 

03.00: Astımlıların kriz saati. Adrenalin iyice düşer, nefes boruları daralır, kasılmaları sağlayan histamin maddesi yayılır. Bu yüzden astım ilaçlarının yatmadan önce alınması gerekir.

04.00: Uykunun en derin olduğu bu saatte kan dolaşımı en azami noktaya düşer. Organlara oksijen ve besin dağılımı azalır. Kan dolaşımı da düştüğünde bazı organlarda işlev bozuklukları ortaya çıkabilir. 

05.00: Uyku hormonu Melatonin bütün vücudu etkisi altına alır. Bu nedenle saat 05.00’te kalkmak insanlara çok güç gelir.



06.00: Kalp atışlarını hızlandıran hormanlar yayılır. Kadın ve erkeklerde üretkenlik bu saatte doruk noktasındadır. 

07.00: İltihaplanmayı engelleyen hormanlar bu saatte en etkisiz dönemdedirler. Bu nedenle romatizmal hastalıkları olanların ağrıları artar.

08.00: Kan basıncı ve vücut ısısı artarak stres hormonu Cortisol’un yükselmesi sağlanır. Kalp krizi tehlikesi bu saatte daha yoğundur. Migren ağrıları da bu saatte artar. 

09.00: Midenin en iyi hazmettiği saattir. Bu nedenle kahvaltının bu saatte yapılması öneriliyor. 

10.00: Beynin algılama gücü artar. Vücut dirençlidir. Sınav ve konferanslar için en uygun saattir.

11.00: Direnç gücü düşmeye başlar. Bulaşıcı hastalıklardan korunmak gerekir. 

En sıcak ilişkiler 17.00’de

12.00: Kan basıncı arttığından felç geçirme riski vardır. Temiz havada gezinti ve dinlenme önerilir. 

13.00: Mide yoğun çalışmaya başlar. İdrar üretimi artar. Sık sık tuvalet ihtiyacı duyulur. 

14.00: Hazım nedeniyle yorgunluk meydana gelir. Bu saatte dinlenmek gerekir. Kaza riski artar. 

15.00: Ağrı duyma hissi bu saatte iyice düşer. Doktora gitmek için en uygun saat.

16.00: Beynin algılama gücü artar. Hafıza keskinleşir. Dil kursu için en uygun saat. 

17.00: Sıcak ilişkiler en çok bu saatte yaşanır.

18.00: Yorgunluk başlar. Alkol tüketilmemesi önerilir. 

19.00: Bu saatte tat ve duyu hissi daha da gelişeceğinden yemekler büyük bir iştahla yenilir.

20.00: Romatizma ve alerji ilaçları bu saatte alınmalıdır. Mide asidi bu saatte çok yüksektir. 

21.00: Zevk alma hissi artar. Müzik dinleme ve tv izleme gereksinimi ortaya çıkar. Enzimler arttığından alkol tüketimi büyük sorun yaratmaz. 

22.00: Bağışıklık sistemi en yoğun bu saatte çalışır. Ancak acı ve ağrı hissi de bu saatte daha güçlüdür. 

23.00 Adrenalin düştüğünden direnç azalır. Uyku hormonu Melatonin artar. Uyunması önerilir. Gece hayatını sevenlerde bu hormon daha geç salgılanır. 

00.00: Uyku sırasında beyin yorgunluğunu giderir. Saç ve kıllar uzar. Hamile kadınların sancıları da genellikle gece yarısı gelir. 

Hürriyet


 

 

image008

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

"Cahillerle tartışmayın ben hiç kazanamadım " İmamı Gazali

" Hiç bir zaman çıktığın kapıyı hızlı çarpma, geri dönmek zorunda kalabilirsin." - Don Herold

" Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır."  - Toegueville 

" Sizi övenlerden çok, öğüt verenlere bağlanın" - Boiteau

“Akıllı adam hem kitapları, hem de doğrudan doğruya hayatı okur.” - Lin Yutang

“İnsanın aklı çoğaldıkça, can sıkıntısı artar.”  -Dostoyevski

“İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikâyetçi değildir. Montaigne

" Ölümün kapısını herkes yalnız çalar." - S. Logerlöt

" Yiğitlik intikam almakla değil, tahammül göstermektir." - W. Shakespeare

" Beklemeyi bilen insan her şeyi elde edebilir." – Digsraeli

" En büyük düşmanın kendinden başkası değildir." - Longellow

" İlim gayreti sevinç, mal gayreti hüsrandır." — Hz. Ömer

" Tövbe, günah sabunudur." — Cenap Şahabettin

“Akıllı insan, düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söyleyeceği her şeyi düşünerek söyler." Aristoteles

”Akıllılar, zayıf taraflarını bildiklerinden yanılmayacaklarını ileri sürmezler.” Thomas Jefferson

”Kimse usunun azlığından yakınmaz, belleğinin yetersizliğini ileri sürer. Usu çalıştıran ona gereken gerçekleri sunan bellektir. “ Descartes

" Herkese karşı kibar ol, fakat pek az kişiyle samimi ol." - George Washington

" Kibir, alçakların ahlakındandır." — İmam-ı Şafi

" Öfkenin Ateşlisi önce sahibini yakar." – Sadi

" Kişi bu alçak dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe benzer." — Sadi

" Bazı insanlar koca evreni bilirler de kendilerini bilmezler." — Sadi

“Arzular ve hınçlar, aklın sesini duymazlar.”- Shakespeare

“Akıllı adam hem kitapları, hem de doğrudan doğruya hayatı okur. “ Lin Yutang

“İnsanın aklı çoğaldıkça, can sıkıntısı artar.”  Dostoyevski

“İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikâyetçi değildir.”  Montaigne

" İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar." — Newton

" Hiçbir şeye gülmeyenden, birde her şeye gülenden sakın." - Anonim

" Hepimizin bir annesi vardır, o da toprak." - Victor Hugo

" Gençliğini gülmekle geçiren, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir." - Ali Fuat Başgil

" Hak bildiğim bir yola yalnız gideceksin." - Tevfik Fikret

" İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız." - Hz. Ömer

" Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe direnmek lazımdır." - M.K Atatürk

" Tatbik eden, icra eden, karar vermeden daima daha kuvvetlidir." - M.K. Atatürk

" İnsanın öğrenmesi gereken ilk dil, tatlı dildir." – Barış Manço

" Kısa vadeli düşündüğümüz zaman menfaatler, uzun vadeli düşündüğünüzde ise Dürüstlük ön plana çıkar." - Turgay Ciner

" Çalış, oyna, dilini tut." - Albert Einstein

" Başarının % 1 ini ilham % 99 u terdir." - Edison

" İmaj hiçbir şey, susuzluk her şey!" - Sprite

" Her kim kazanamazsa ekmek parası, dostunun yüz karası, düşmanının maskarası." - M. Akif Ersoy

" Gerçeğin taa gözünün içine bakmak gerekir." - M.K. Atatürk

" Bir işi bir Türk bir saatte yaparsa, aynı işi iki Türk, iki saatte yapar; aynı işi üç Türk ise hiç yapmaz." - Almanlar

“Fikirler kullanılmadıkça yarasızdır. Onların değerinin kanıtı uygulanmalarıdır. O zamana kadar, hapishanede sayılırlar.  Levitt

“Zihnin en büyük başarısı kendini geride bırakmasıdır. Plotinus

“Akıllı bir kimse, düşmanından da akıl öğrenmeyi ihmal etmez.  Beydeba

”Akıllı bir insanın dünyası, bütün dünyadır.  Aristofanes

" Her insan da insanlığın bütün halleri vardır." -Montaigne

" Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha çok gürültü ederler." - Oscar Wilde

" İnsanın bıraktığı her tesir bir düşman yaratır." - Oscar Wilde

" İnsanlara olduğun gibi görün, yoksa borçlu kalırsın!" – Bruner

" Dostu severim, düşmanı da... Dost gücümü düşman ödevimi gösterir..." - Schiller

" Hayat olan yerde ümit de vardır..." -John Gay

" Faydasız hayat bir erken ölümdür..." - Goethe

“Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır. Hem zamanınızı, çalarlar, hem de neşenizi” Goethe

”Akıllı insanlar için her gün yeni bir başlangıçtır. Bir insanın akıllı olmasına birşey dediğimiz yok. Yeter ki aklını  başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın.”  Plato

”Büyük zekâlar birlikte düşünür.”Malcolm X

" Verdiği öğütleri kendisi de tutan yarı azizdir..." - W. Shakespeare

" Başkalarının düşüncelerine saygı gösterin; hiç kimseye yanlış düşündüğünü söylemeyin." - Dale Carnegie

" Başarılarınız yaptığınız kötü hareketlerden daha çok düşman kazandırır." - T. Jeffer Son

" Tanrı beni benden korusun." - İspanyol Ata Sözü

" Gülümsemesini bilmeyen insan dükkân açmasın." - Çin Ata Sözü

" Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, ona öğretin." - Çin Ata Sözü

" Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın." - Çin Ata Sözü

" Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının." - Çin Ata Sözü

" Bilen ve bildiğini bilen liderdir, onu izleyin." — Çin Ata Sözü

" Rütbelerin en alası ilim rütbesidir." - Hz. Ali

" Kişi bilmediğine düşman olur." - Yahya Bin Halit

" Ekmekten sonra eğitim, bir milletin en büyük ihtiyacıdır." - Bron

“Savaş ilanlarının gerisinde ekonomik nedenler yatar.”  Pierre Proudhon

“Büyük güce sahip egemen devletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.   Einstein

“İyi silahlar kötü niyetin araçlarıdır,' Yol’u bilen onlarla ilgilenmez.” Lao Tzu

“Şeytanın zaferi için  gerekli olan tek şey, iyi insanların boş oturmasıdır.  Edmurd Burke

" Ya Rabbi! Bana kitap dolu bir evle,çiçek dolu bir bahçe ver yetişir!" – Konfüçyüs

" Sanat, doğayla insanın toplamıdır." - Francis Bacon

" İlim cesaret verir, cehalet küstahlık!" - Terre

" İnançlarımızdan eylemlerimiz doğar, eylemlerimizden alışkanlıklarımız meydana gelir, alışkanlıklarımızdan  karakterimiz oluşur ve karakterimiz üzerinde de kaderimizi bina ederiz." - Henry Hancock

" Eger karşınızdaki, ögütvermeye bayılıyorsa bilin ki,en çok O'nun öğüde ihtiyacı vardır" - Lord Halıfax

" Âdemin en büyük onur kaynağı, birçok büyük sözün ilk önce kendi ağzından çıkmasıydı herhalde." - Mark Twain

" Bir insanın üniversite mezunu olmasını yardım edebilirsin, fakat onu düşünmeye zorlayamazsın." - Finely P.Bunne

" Bir şeyi öğrenmek için,her şeyden önce onu sevmek gerekir." - Goethe

" Yeryüzünde pek çok harikalar vardır; Ama bunların en büyüğü yine de insandır." - Sophokles

" İnsan aklın sınırlarını zorlamadıkça, hiç bir şeye ulaşamaz." - A.Einstein

" Umut, uyanık insanın rüyasıdır." - Aristotle

“Olanaksızlık, çok kez denenmemiş olandır.  J. G. Graham

”'A'yı hayatta başarı olarak tanımlayalım. Formül şudur: A=x+y+z. x çalışmaktır, y oyundur, z de çeneyi tutmasını bilmektir.  Albert Einstein

" Bilmediğini bilenin, arkasından gidin. Bilmediğini bilmeyeni, uyandırın. Bilemediğini bilene, öğretin. Bilmediğini bilmeyenden, kaçın." - Konfüçyüs


 

" Düşünmeden okumak körletir; okumadan düşünmek yanıltır." - Clairvany

" Bilim, felsefenin başarılarından, felsefe ise bilimin başarısızlıklarından örülmüştür." - Bertnand Russel

" Ne olacağımızı görebilmek için ne olduğumuzu bilmemiz gerekir." - N.Machıavellı

" Ümit iyi bir kahvaltı; fakat kötü bir akşam yemeğidir." - Francis Bacon

" Az bilmek için çok okumak gerekir. " - C. Montesquıeu

" Matematik Tanrının, dünyayı yaratmak için kullandığı alfabedir. " - Galileo Galıleı

" Matematikle ifade ede biliyorsanız, bilginiz doyurucudur. " - W.T.B. Kelvin

" Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen,  fakat  hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir."-Oscar Wilde

" Rüyaları gerçekleştirmenin en kestirme yolu, uyanmaktır. " - J.M. Power

" Kardeşlerimi tanrı yarattı; fakat dostlarımı ben buldum. " - Geothe

”Zayıf olanın bir tek silahı vardır: Güçlü olduğunu sananın yanlışları.  Georges Bidault

“En sıradan iş bile büyük başarılar getirme potansiyeline sahiptir.  H.Jackson Brown

“En büyük zafer insanın kendine hâkim olmasıdır. Platon

" Ateşe ateşle karşılık verenlerin ellerinde kalan, genellikle küldür. " - A. V. Bruen

" İhtiyaç buluşun anası, hoşnutsuzluk da ilerlemenin babasıdır. " - D. Rockefeller

" Suyun taşı delmesi gücünden değil, sürekli akmasındandır. " – Anonim

" Herkesle arkadaşlık yapın, ama sadece erdemlilerle dost olun. " – Konfüçyus

" Aza sahip olan değil, çok isteyen fakirdir. " – Seneca

" Analık sanatının ilk şartı çocuk uyuduktan sonra uyumaktır. " - A. Franca

" Silahlanma dünyanın en pahalı hurdalığıdır. " - L. Paulıng

" Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız. " Anibal

“Ama kimse önce kendisini değiştirmeyi düşünmez.” Victor Hugo

”Çevremizi o kadar çok değiştirdik ki, şimdi bu yepyeni çevreye uyabilmek için kendimizi de değiştirmemiz gerekiyor.” N.Wiener

“Müzik değiştiğinde dans da değişir.” Japon Atasözü

“Durmak, devrilmenin bir öncesidir.” Gürbüz Azak

" Bütçe, kuşkuların matematiksel teyididir. " - A. A. Latimer

" Kendini başkalarından daha az akıllı kabul et, ama öyle olma. " - Jean Cocteau

" Eğitimsiz zekâ, madendeki gümüş gibidir. " - Mark Twain

" İnsan için en değerli olan şey yine insandır. " – Spınoza

" Kendi kusurlarını affetmeyen adamın bütün kusurları affedilebilir. " - Konfüçyus

" Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler. " - Benjamin Franklin 282)

" Dinlemek, gösterebileceğimiz nezaketlerin en yükseğidir." - Dale Carnegie

" Düşünmek, bütün sanatların en güç öğrenilenidir." - J.J. Rousseau

“Görmek kolay, önceden görmek zordur. Benjamin Franklin

“Bilgi diğerlerini inceler, bilgelik özneldir. Lao Tzu

“Bilgenin ayak izlerini değil, onun aradığını ara. Basho

“Acı insanı düşündürür, düşünce insanı bilgeleştirir, bilgelik yaşamı kolay kılar. John Patrick

" Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir." - M.K. Atatürk

" Kitaplardan önce kendimizi okuyalım." - H.z. Mevlana

" Bilgiyle uyumak uyanıklıktır." - H.z. Mevlana

" Âlimin uykusu cahilin ibadetinden hayırlıdır." - H.z. Ali

“İnsan hayata bağışlanmış değil, ödünç verilmiş bir canlıdır. “  Syrus

“Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, Yaprakları yine de yere dökülür.” Çin Atasözü

" Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." - H.z. Ali

" Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen en mükemmel insandır." - Einstein

" Canı, can vererek satın almamışsın ki, değerini bilesin." - Nizami

" İki günü bir birine eşit olan zarardadır." - H.z. Muhammed

“İnsanları inandıkları şeylerden vazgeçirmek bir şeye inandırmaktan daha zordur.” R.Renan

”Eskimiş fikirler, paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür.” Cenap Şahabettin

”Gelenekler, beklenmeyenin gerçekleşmesini önlemeye yönelik toplu çabalardır.” Barbara Tober

“İnsan, en az bildiği şeye en çok inanır.”  Montaigne

" Akıllı adam yarışmaz. Böylece kimsede onunla yarışamaz." - Lao Tose

" Görmeden görebilirim, ama düşünmeden düşünemem." - Paul Valery

" Geçmişi unutanlar, onu yeniden yaşamaya mahkûmdurlar." – Santanaya

“Ders alınmazsa, her hata bir sonraki hatanın virüsü olur. Sadi

“Gerçek, arandığında, saklanır. Oliver Wendell Holmes

“Sen dünyada, içine biraz kötülük karışmayan iyilik, biraz acısı olmayan bir zevk gördün mü hiç?  Platus

" Kötü bir adama iyilik etmek, iyi bir adama kötülük etmek kadar tehlikelidir." - Platus

" Kendi noksanın bilmek kadar irfan olmaz." - Türk atasözü

" Sevmek" fiilinden sonra dünyanın en güzel fiili yardım etmektir." - V. Sultiner

" Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsan niye bu günden başlamıyorsun." – Epiktetos

" Geçmişi değiştiremezsiniz. Fakat gelecek henüz avucunuzun içindedir." - Alfred Tennyson

" Arkanı güneşe çevirme, yoksa gölgen önüne düşer." – Anonim

" Sakladığın sır senin eserindir, açığa vurursan, esiri olursun." – Anonim

" Eğrinin gölgesi de eğridir." - Hz. Ali

" Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez." - Hz. Mevlana

" Herkes, insanlığı değiştirmeye çalışıyor, kimse, kendini değiştirmeyi aklından geçirmiyor." - Tolstoy

" Geleceği hiç düşünmem, ansızın geliverir." - A. Einstein

" Bir tapınağının olması, kendine tapınmaktan daha iyidir." - İmam Gazali

" Maddeyi, her şeyi değiştirebilirsiniz; ancak insanın düşünce kalıbını değiştirmek zordur." A. Einstein

“Dostluklar hesapsız kurulur."  Balzac

”Arkadaşınız ne kadar zenginse, size o kadar pahalıya malolur." Marbury

“Biz hepimiz o denli çok birlikte olduğumuz halde hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz". Albert Scweitzer

"Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz."  Balzac

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

BİLMECELER

Cam ağacını oyarlar İçine tin ton koyarlar
Ağlama tin tonum ağlama Kulaklarından burarlar. (keman, kemençe)

Bir ağacı oymuşlar  İçine ses koymuşlar

Yanılmış yalan söylemiş Kulağını burmuşlar. (Ud)

Sende var bende var Öbür kuru dalda var. (Ad)

Bir atım var mihriban Göğsü suda her zaman
Gece gündüz kişnemez Arpa saman istemez. (Kayık)

Benzer bir minareye Deniz girmiş araya
Altı buz üstü yıldız Bir padişah bir o kız. (Kız kulesi)

Koskocaman bir deve yüzer suda seve seve. (Gemi)

Karşıdan bakınca ağarır Yanına gidince bağırır. (Deniz)

Gaşıdan baktım yanur yumur, yanına vardım kilitli. (Mezarlık)

Güccük kuyu , dümbür suyu. (tabanca)

Altı tak tak, üstü tak tak içindi bi dilber oynak. (Dil)

Önümüz darı gavırdı, arkamız harman savırdı. (Ocak Başı)

Kulağını büktükçe, ağzı sulanır. (Çeşme)

Üstü pamuk biçilir, altı çeşme içilir. (Koyun)

İki çubuk makas, hokkabaz mı hokkabaz. (Leylek)

Fini fini küçük sini. (Mercimek)

Fil fillice,  burnu eğrice. (Nohut)

Uzun uzun yollardan bir acayip kuş gelir.
Kırma badem dili var, ne söylese hoş gelir
Bir acayip söz söyler, gözlerimden yaş gelir.                    (Mektup)

Ben beni gördüm Tuzsuz pişen aş gördüm
Köpük kusan taş gördüm. (Ayna, helva, sabun)

Hırsız içerde başı dışarda. (Çivi)

Al üstüne al bağlar Mor üstüne mor bağlar
Kesilen kelle değil Kesen kasaplar ağlar. (Soğan)

Başı belalı Etrafı karalı
Hep alnı ak Suları pak (Erciyeş)

İstanbul'dan attım ben bu kılıcı Kayseri'ye düştü bunun ucu. (Mektup)

Şu kadar şuka Bu kadar buka
Mendile Menzil Takur tukur tuka (Havan-dibek)

Ufacık kuşlar Camiyi taşlar
Kendisi yemez Ele bağışlar (Süt sağmak)

Herkes görür Allah görmez. (Düş)

Çın çın çukurdamısın Başacık Hovardamısın
Kızlar gezmeye gitti Sen hala burada mısın? (Erimemiş-yerde kalmış kar)

Başı yeşil emir değil Üstü kara kömür değil
İçi beyaz peynir değil Kuyruğu var fare değil. (Turp)

Bilmece bildirmece el üstünde kaydırmaca (eldiven)

Bir küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk        ( Limon)

Ben giderim o gider ardımdan gölge eder.   ( Ay)

Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane          (Nar)

Mavi atlas iğne batmaz Makas kesmez terzi biçmez      (Deniz)

Yedi delikli tokmak bunu bilmeyen ahmak  (Kafa)

Dağdan gelir taştan gelir bir yırtıcı aslan gelir     (Rüzgâr)

Çıktım gittim anaya Elim battı kınaya (Karadut)

Dam ardına saç godum, Geleni gideni aç godum              (Oruç)

Bi mesel satcam bil,
Azıyım içindeki dil,
Ya on köyün camisini vir,
Ya asil öl.                                         (Kilit ahir)

Grannıh yerde cim cort                            (Damla)

Yaz ile güz arasında
İki kulak ot biter,
Ölüyü farz diriyi sünnet                         (Pamuk)

Tavana yarım ekmek koydum               (Yarımay)

Ak öküz yatar kalkmaz
Sarı öküz dikilir kalkmaz                  (Yol kamyon)

Bir küçücük fıçıcık İçi dolu turşucuk (Limon)

Çarşıdan aldım bir tane  Eve geldim bin tane (Nar)

Sonbaharda  pürçeklenir İlkbaharda çiçeklenir
Yaz kış gemilere yüklenir Bilin bakalım bu nedir? (Fındık)

Beyazla başladım Yeşille işledim
Al ile bitirdim Herkese yedirdim (Kiraz)

Küçücük adamcıklar Başında şapkacıklar (Kibrit)

Yol üstünde güğüm kaynar (Karınca)

Uzun uzun urganlar Ucunda demri hanlar (Köy yolu ve köy)

Evin önünde şık şık Evin ardından şık şık (Yağmur)

Arttım atana Değdi kotana
Suda balığa Yerde ceylana (Dolu-Kasırga)

Dağdan gelir tatrina ben onu tutarina
Kulakları yusa yusa Gözleri tombalisa (Tavşan)

Esne oğlum esne Bülbül kafeste
Yem yer su içmez Bir acayip nesne (İpekböceği)

Kanadı var kuş değil Boynuzu var koç değil (Kelebek)

Altı göze içerim üstü çayır biçerim (Çocuk)

Ak çıkının içinde sarı altın (yumurta)

Gökte durur paslanmaz Suya düşer ıslanmaz (Güneş)

Bizim evde dudu var, eğri büğrü budu var,
yazın gele göresiniz, güle güle ölesiniz (Kurbağa)

Lale bir yemiş yedi Ağacı demirdendi (Şiş kavaf, "şiş kebap")

Tıkır tıkır tıkraba İçindeki akraba
Demirden kazığı var Tulumbada azığı var (Beşik, çocuk, meme)

Çit çiten ağacı Çifte biten ağacı
Kırmızı leylek Gülbiten ağacı (Biber)

Allahın işi böğründe dişi (Mısır)

Dal ucunda tüylü dümbelek (Şeftali)

Bir karış boyu var, ağzında dili var,
hem inekten hem öküzden soyu var (Mum)

Karada bir gemi Başındaki yelkeni
Nedir dümeni Bir göreyim seni (Akıl)

Yazı yazar kitap değil Duvara çıkar kedi değil
boynuzu var inek değil Yük taşır öküz değil (Salyangoz)

Uzun uzun abalar Aksakallı babalar
Gelir gider duramaz Gece gündüz çabalar (Dalga)

Yürür yürür iz etmez hızlı gider toz etmez (Deniz)

Dağda takılır suda ipiler
Arşın ayaklı burma bıyıklı (Kaplumbağa)

İlim ilim  ilmesi İlim kadındüğmesi
Bunu bilen bilesi Bilmeyen dokuz köy veresi (Çiğdem)

A benim al yastığım içine un bastığım (iğde)

Bizim evde kadı var Çangallı bungallı budu var  (Çivi)

Çukurova bakkal dükkânı Horhor çeşmesi, aynacılar

Kemancılar, ağa yokuşu Bitli çayır.            (Çene, ağız, burun, gözler, kaşlar, alın, saçlar)

Bir gümüşten kale gördüm Hapsolmuş ona âb.   (buz, güneş)

Laka laka lam elif Laka dedim mim elif     (Leylek)

Hanım uyanmış cama dayanmış cam kırılmış kana boyanmış    (Nar)

Babası bengi baba Anası yayvan hatun

Kızın tadı güzel Oğlu sohbette gezer     (Üzüm, şarap)

Altı deniz üstü saman Köpürdükçe saçar duman         (Nargile)

Kat kat kadayıf, kendisi zayıf İçindedir özü başındadır gözü   (Mum)

Bir küçük arpacık

Başında var tatacık.             Çivi

Bir paşa geldi dili yok;

İki kuzu yedi kemiği yok;

Bir ata bindi canı yok.      Çocuk meme beşik

Beş aga kardeş

Çıtır pıtır avlu örer.           Çorap şişleri

Yemeğin başı

Hastanın aşı                   Çorba

Der tepe inler,

Herkes onu dinler.       Davul

İki oğul bir baba iki köyü çınlatır.               Davul ve meçkileri

Gak dedi guk dedi

Bu dünyada üç şey

Yok dedi                      Denize köprü

                                    Göğe merdiven

                                   Ölüme derman

Dedemin kavalı ev ardında dayalı        Değirmen oluğu

Dağdan gelir taştan gelir bir yularsız taştan gelir     Dere

Uzaktan baktım ağarır

Yanına vardım bağırır                       Dere

Uzun yengem uzanır

Çalı çırpı kazanır                            Dere

Sarı suda

Sandal oynar                            Gözleme

Tenceremi kapakladım

Etrafımı saçakladım                  Göz

Ateşe girer yanmaz

Suya girer ıslanmaz               Güneş


 

Uzun Uzun uzarlar

Ot içinde buzağlar          Havuç

Bir oğlum var fettan

Sakalı var etten                   Horoz

Kafası tarak

Kuyruğu orak                     horoz

Sarı kızın sancağı var

Yüzbiz enceği  var          Kabak

Şekere benzer tadı yok
Gökte uçar kanadı yok         kar

Ben giderim o gider

Ardımdan gölge der         Ay

Bir küçücük fıçıcık
İçi dolu turşucuk             limon

Yedi delikli tokmak

Bunu bilmeyen ahmak        Kafa

Bi küçücük mil taşı

Dolanır dağı taşı           Göz

Sakalı var hoca değil

Süt verir inek değil                       Keçi

Uzun yengem uz yatar

Oğlu kızı düz yatar               Kiriş

Altı pınar içeler

Üstü çayır biçerler              Koyun

Sıra sıra develer

Birbirini keveler         kiremit

Dalda duru elde durmaz           kuş

Ak abalı

Altın küpeli                         Mum

Hanım uyandı cama dayandı

Cam kırıldı kana boyandı            Nar

Bit gibi burnu var

Küp gibi karnı var             Nohut

Kara katar

Yan yatar              Masa

Bilmece bildirmece

El üstünde kaydırmaca             Sabun

Evin aynası

Kedinin dayısı                 Pencere

Çarşıdan aldım birtane

Eve geldim bin tane                Nar

Elemez melemez

Ateş başına gelemez

Gelsede duramaz             Yağ

Buradan attım kılıcı

Halepte oynar bir ucu             şimşek

Dışı kalaylı

İçi saraylı                      Yumurta

Elle dikilir

Dille biçilir                 Mektup

Uzundur çatlaktır başı, beyaz çarşaf üstünü dökülü gözünün yaşı, sürüp sürgüleyesi  bitirir işi. (Divit)

Gızılı gümdüm, yamanı yaydım, kakmanı kakdım, kıllıyı yumdum. (Ocağı örtüp yakmak)

Gaşıdan baktım yanur yumur, yanına vardım kilitli. (Mezarlık)

Güccük kuyu, dümbür suyu. (tabanca)

Önümüz darı gavırdı, arkamız harman savırdı. (Ocak Başı)

Fini fini küçük sini. (Mercimek)

Fil fillice, burnu eğrice. (Nohut)

Hasan hasta Tabanı tasta
Yemez içmez O da bir usta (Örümcek)

Hırsız içerde başı dışarda. (Çivi)

Akşamdan çamur Sabahtan Kömür
Kadınlar yakar Ağalar bakar. (Kına)

İstanbul'dan attım ben bu kılıcı Kayseri'ye düştü bunun ucu . (Mektup)

Şu karşıda tay oturur Yazın kışın bir oturur. (Ardıç ağacı)

Biri demiş vah belim Biri demiş vah başım
Bir demiş dünyalar benim (Çivi, tahta, kiremit)

Çın çın çukurda mısın Başacık Hovarda mısın
Kızlar gezmeye gitti Sen hala burada mısın? (Erimemiş-yerde kalmış kar)

Kazdım kazdım kum çıktı Kumdan minare çıktı
Geçen seneki çocuk Bu yıl meydana çıktı. (Mısır)

Bir küçücük fıçıcık içi dolur turşucuk        ( Limon)

Ben giderim o gider ardımdan gölge eder.   ( Ay)

Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane          (Nar)

Mavi atlas iğne batmaz Makas kesmez terzi biçmez      (Deniz)

Bir küçücük mil taşı dolanır dağı taşı     (Göz)

Dağdan gelir taştan gelir bir yırtıcı aslan gelir     (Rüzgar)

Çıktım gittim anaya Elim battı kınaya (Karadut)

Dam üstüne darı saçtım sayamadım eve kaçtım (Yıldız)

Dam ardına saç godum, Geleni gideni aç godum              (Oruç)

Aldır abası,
Yeşildir küpesi,
Bunu bilmeyen,
Eşek sıpası.                                       (Patlıcan)

Şu depeye toy oturu,
Biri gahar biri oturu.                             (Terazi)

Bi dam dolusu olum var,
Hep arnı çahal, hep arnı çahal.                       (Meşe)

Kat kattırır ama katmer değildir, Kırmızıdır ama biber değildir.          (gül)

Üç öküzüm var
Birisi gitti gelmez,
Birisi yer doymaz,
Birisi oturur kalkmaz                             ( Duman ateş kül)

Tavana yarım ekmek koydum               (Yarımay)

Aheste aheste Bülbül kafeste
Yem yemez su içmez böyle bir nevreste (İpekböceği)

Bu dağda lale gezer Elinde piyale gezer
Ne gığıllar ne de yumurtlar Dalıncah lale gezer (Ay yıldız)

Sonbaharda pürçeklenir İlkbaharda çiçeklenir
Yaz kış gemilere yüklenir Bilin bakalım bu nedir? (Fındık)

Küçücük adamcıklar Başında şapkacıklar (Kibrit) 

Uzun uzun urganlar Ucunda demri hanlar (Köy yolu ve köy)

Melmelecik  Yol daracık
Dört öküzcük Bir danacık (Taput ve taşıyanlar)

Yaprak kadar hafif Dağlar kadar büyük (Bulut)

Evin önünde şık şık Evin ardından şık şık (Yağmur)

Çat çatan ağacı Çat patan ağacı
Kırmızı lale Kılaptan ağacı (Gergef)

Kanadı var kuş değil Boynuzu var koç değil (Kelebek)

Dört köşe beş değil suyla başı hoş değil (sabun)

Dam üstünde develer Birbirini keveler (Kiremit)

Altı göze içerim üstü çayır biçerim (Çocuk)

Gökte durur paslanmaz Suya düşer ıslanmaz (Güneş)

Altı tahta üstü tahta İçinde bir kara softa ( Kaplumbağa)

Aba giyen kebe giyen Yanağını kızartan
Topuğunu düzelten (Kavun, karpuz, elam, armut)

Ah umutlar umutlar Göz nurundan bulutlar
Ayaklarından emer Tepesinden yumurtlar (Hububat)

Daşdandı kömürdendi Keçen gün ömürdendi

Lale bir yemiş yedi Ağacı demirdendi (Şiş kavaf,"şiş kebap")

Uzun uzun abalar Aksakallı babalar
Gelir gider duramaz Gece gündüz çabalar (Dalga)

Yürür yürür iz etmez hızlı gider toz etmez (Deniz)

Hezerem hezerem Taş üstünde gezerem
El ne derse desin Bildiğimi yazaram (Mala)

Şakı şakı şakılar Şakı benim elimde
Ulu kavak titirer Kökü benim elimde (Dokuma tezgahı)

Tap nedir tapiş nedir Gülbaharda gümüş nedir
Ne yerdedir ne göktedir Hanımların dizindedir (Ayna)

Gider gider yerinde Altın kemer belinde
Gece gündüz yol gider Yine durur yerinde (Değirmen)

İnsanoğlunun aklı deldi boğazına taktı
Altı gözlü on ayaklı                (Çift süren çiftçi)

Her heriye heriye Asker dizilmiş geriye
Kuşlardan bir kuş gördüm Arka üstü yürüye (Ölü)

Kuyruklu bir kumbara Yemek taşır ambara            (Kaşık)

Değirmi tepe Dört yanı küpe
Altın ağırşak Gümüş süpürge   (Gök-yıldız-Ay-gün)

..

Sorunların geride kalmasına izin vermeyeceğiz

Kahveci: 1 Mayıs’ta gerçek sorunların geride kalmasına izin vermeyeceğiz

Kamu çalışanlarının sorunları ve 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız Önder Kahveci, “1 Mayıs’ta Anıtkabir’de olacağız. 1919 ruhunu yeniden canlandıracağız” dedi. Kahveci, “Emeğin alın terinin sorunların tartışılması gereken bir gün 1 Mayıs ama maalesef bu olmuyor. Her yıl farklı yerlerde yaşanan bazı görüntülere şahit oluyoruz. Basında bu görüntüler öne çıkıyor ve ne yazık ki gerçek sorunlar geride kalıyor. Devamı

Yeni O.O. Geçiş Sistemi Velilerden Geçemedi!

egitim senYeni Ortaöğretime Geçiş Sistemi Velilerden Geçemedi!

Tarih: 03 Mayıs  

TEOG sınavının kaldırılmasının ardından hemen uygulamaya konulacağı duyurulan yeni ortaöğretime geçiş sınavı hakkında velilerin görüşlerine başvurduk. Web sayfamızdan duyurduğumuz ankete katılan 1372 velinin düşüncesine göre, yeni ortaöğretime geçiş sistemi sınıfta kaldı. Devamı

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/